Consorts türkçesi Consorts nedir

  • Birleşmek.
  • Hayatını paylaşmak.
  • Refakat etmek.
  • Arkadaşlık etmek.
  • Uymak.
  • Birlikte vakit geçirmek.
  • Eşlik etmek.
  • Bağdaşmak.
  • Düşüp kalkmak.
  • Orada burada takılmak.

Consorts ingilizcede ne demek, Consorts nerede nasıl kullanılır?

Consortship : (karı veya koca) eş olma. Refakat etme.

Consort with : İle sosyalleşmek. İle arkadaşlık etmek. Düşüp kalkmak. İle vakit geçirmek. Zamanını ile geçirmek. Arkadaşlık etmek. İle takılmak.

Queen consort : Tahta bulunan kralın karısı. Kralın karısı olan kraliçe.

Consort : Uymak. Arkadaşlık etmek. Bağdaşmak. Düşüp kalkmak. Birlikte vakit geçirmek. Birleşmek. Eşlik etmek. Refakat etmek. Hayatını paylaşmak. Orada burada takılmak.

Consorted : Düşüp kalkmak. Eşlik etmek. Bağdaşmak. Uymak. Refakat etmek. Hayatını paylaşmak. Orada burada takılmak. Arkadaşlık etmek. Birlikte vakit geçirmek. Birleşmek.

Consociation : Yoldaşlık. Arkadaşlık. Eşlik. Dost birliği. İttifak.

Consociational : Ortaklıkçı. Oydaşmacı. Koalisyonel.

Underwriting consortium : Bankaların riskin tamamını üstlenmek istemedikleri ya da verilecek olan kredinin kendi kaynaklarını aşması durumunda başka bankalarla bir araya gelerek riski ve kredi miktarını paylaşmaları için oluşturdukları birlik. Aracılık yüklenimi birlikteliği.

 

Consociate : Ortak. Arkadaş. Müşterek. Ortaklık kurmak.

Consortiums : Konsorsiyum. Şirketlerin bir araya gelmesi. Birlik. Karının kocayla birlikte yaşama yükümlülüğü. Evlilik icabı yardım isteme hakkı. Kurul. Evliliğin getirdiği haklar. Uluslararası ticaret birliği.

İngilizce Consorts Türkçe anlamı, Consorts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Consorts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Amalgamate : Karışım. Firma. Karışmak. Katılmak. Bileştirmek. Birleştirmek. Karıştırmak. Cıva ile karıştırmak. Karışma.

Acceding : Kabul etmek. İş başına gelmek. Yönetime geçmek. Yanaşmak. Katılmak. İktidara gelmek. Razı olmak. Yerine getirmek. Tahta çıkmak.

Attends : Devam etmek. Beraberinde getirmek. Katılmak. Hizmet etmek. Kulak vermek. Hazır bulunmak. Bakmak. Dikkatini vermek. Dinlemek.

Affiliating : Kabul etmek. Evlat edinmek. Üye olmak. Üyeliğe kabul etmek. Katmak. Bağlamak. Katılmak. Yakınlaşmak. Tanımak.

See : Geçirmek. Kavramak. Görüşmek. Bakmak. Farketmek. Görmek. Yerinde görüm. Anlamak. Papalık. Farkına varmak.

Accords : Uyum sağlamak. Vermek.

Attend : Devam etmek. Bulunmak. İlgilenmek. İştirak etmek. Hazır bulunmak. Dikkatini vermek. Dinlemek. Hizmet etmek. Katılmak. Beraberinde getirmek.

Accommodate oneself : Alışmak. Kendini çevreye uydurmak. Uyum sağlamak. Ortama uymak. Boyun eğmek. Koşullara uymak.

Company : Birlik. İki veya daha fazla kişinin sermaye, emek, bilgi ve becerilerini bir araya getirerek oluşturdukları ve kişilerden bağımsız olarak tüzel kişiliğe sahip olan ortak girişim. Tayfa. Bölük. Topluluk. Ortaklık. Firma. Türküm. Dost. Arkadaşlar.

 

Ally : Müttefik ülke. Ticaret serbestliği. Arkadaş. Müttefik. Katılmak. Birleştirmek. Katmak. Dost.

Consorts synonyms : allying, assort, affiliates, accreted, accedes, go steady, accompanies, take up with someone, be friends with, escorted, abideth, accompanying, fraternise, acceded, consorting, escort, bread and butter, comport, support, convoyed, interact, get on well with, convoy, abided, associates, living, accrete, comports, comply with, accorded, companion, befriended, conveniences.

Consorts zıt anlamlı kelimeler, Consorts kelime anlamı

Untwist : Açılmak. Bükümünü açmak. Açmak. Çözmek için zıt yönde döndürmek. Çözmek. İplerini ayırmak. Halletmek. İplerini çözmek.