Constituent assembly türkçesi Constituent assembly nedir

  • Bir devletin anayasasını yapmak üzere toplanan ulusal meclis.
  • Tarih alanında kullanılır.
  • Kurucu meclis.

Constituent assembly ingilizcede ne demek, Constituent assembly nerede nasıl kullanılır?

Constituent : Temsilci atayan kimse. Bir örüntü içinde örgütlenmiş alt öğe. Kurucu. Seçmen. Bileşen. Oluşturan parçalardan her biri. Öğe. Elemen. Unsur. Oluşturan.

Assembly : Topluluk. Kurguya hazırlık olmak üzere, bir gün içinde birikmiş çekimlerin değişik çevirimlerini ve bunlarla ilgili ses kuşaklarını bir araya getirme. Derleyici. Çevirme (bilgisayar). Özel bir amaçla bir araya toplanmış insanlar. Meclis. Kurul. Çevirme. Çatma. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Constituent body : Seçmenler.

Constituent element : Kurucu unsur.

Constituent sentence : Kurucu tümce.

Constituently : Seçmen görüşüne göre. Kurucu bir şekilde. Oy kullanan halkın bakış açısından.

İngilizce Constituent assembly Türkçe anlamı, Constituent assembly eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Constituent assembly ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Archer : Okçu. İowa eyaletinde şehir. Kemankeş. Okla silahlanmış asker. Florida eyaletinde şehir. Yay.

Barbarian : Kaba. Uygarlaşmamış kimse. Vahşi. Yabancı. Zalim. Gaddar. Greklerle romalıların, kendi kültür çevreleri dışında kalan budunlar için kullandıkları terim. Barbar. Uygarlaşmamış.

 

Acropolis : Akropol. İç kale. Eski yunan kent devletlerinde yüksekte kurulan ve içinde bir saray ile tapınaklar bulunan berkitilmiş yer.

Almanac : Günbilik. Yılda bir çıkarılan ve yılın olaylarını göstermek üzere düzenlenen kitap. Almanak. Yıllık. Zamanı yıllara, mevsimlere, aylara ve günlere ayırmak için uygulanan dizge. zaman ve zaman sırası ile ilgili bilgileri kapsamak üzere düzenlenen türlü biçimdeki yazılar.

Barricade : Tabur. Barikat kurmak. Barikat. Mania. Barikat yapmak. Geçiş engeli. Berkitilmiş tabya ve sığınak. Set çekmek. Siper. Engel.

Archon : Arhont. Yönetici. Eski atina'da yüksek mahkeme yargıcı (yunanistan). Eski atina'da yüksek mahkeme yargıcı. Hükümdar. Eski yunanistan'da en yüksek dokuz devlet görevlisinden her biri.

Apostle : Lider. Hz isa´nın on iki havarisinden biri. Dönme. Apostol. Öncü. Misyoner. İnanç ve öğütlerini yaymak için isa peygamberin görevlendirdiği 12 kişiden her biri. Döneklik. Havari.

Armour : Zırhlı güçler. Düşman silahlarının etkisinden korunmak için giyilen çelik giysi. Zırh. Zırhla kaplamak. Güney dakota eyaletinde şehir. Zırh kablo. Silah. Korumalık. Yarak.

Areopag : Eski atina'da, toplandığı yerin adına göre anılan yüksek yargıçlar kurulu. Areopag.

Autocracy : Saltçılık. Mutlak monarşi. Saltıkçılık. Hükümdarın, tüm siyasal erki elinde bulundurduğu yönetim biçimi. Saltıkçı yönetim. Mutlakiyet idaresi. İstibdat. Otokrasiyle yönetilen ülke. Otokrasi.

Constituent assembly synonyms : areopagite, archives, armistice, axis powers, barbary, antiquity.