Consulship türkçesi Consulship nedir
- Konsolosluk mevkii.
- Konsolosluk.
Consulship ingilizcede ne demek, Consulship nerede nasıl kullanılır?
Vice consulship : Konsolos vekili. Konsolos yardımcısı. Konsolostan bir alt seviyede bulunan görevli.
Consulships : Konsolosluk. Konsolosluk mevkii.
Consuls : Konsoloslar. Konsolos.
Proconsuls : Vali. Prokonsül. Koloni valisi. Genel vali.
Consul general : Başkonsolos.
Consular fees : Konsolosluk vergini. Konsolosluk harçları. Konsolosluk ücreti. Konsolosluk masrafları. Konsolosluk ücretleri.
Consul : Konsül (eski roma'da). Devlete ilişkin tecimsel yararları yabancı ülkelerde korumakla görevli siyasal işyar. yabancı ülkelerde orada bulunan yurttaşlarının haklarını korumak ve hükümetlerine siyasal ve tecimsel işlemlerle ilgili bilgileri vermekle görevli işyar. Konsolos. Konsül. Konsoloshane.
First consul : I. napolyon bonapart'ın ünvanlarından biri. Antik roma'da romalı devlet başkanının ünvanı. Birinci konsolos.
Consular agent : Fahri konsolos.
Consular invoice : Onaylı satımca. Konsolosluk faturası. Tasdikli fatura. Onaylı fatura. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Vergi kaçakçılığını önlemek amacıyla malın gideceği ülkenin konsolosluğu tarafından malın kökeni, birim fiyatı ve değerinin onaylandığı fatura. Malın çıkış yeri o ülkenin konsolosluğunca onaylanan satımca.
İngilizce Consulship Türkçe anlamı, Consulship eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Consulship ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Consular : Konsolosla ilgili. Konsolos ile ilgili. Konsolosa ait. Konsoloslukla ilgili. Konsüle ait.
Berth : Gemici ranzası. Görev. Açıklık. Rıhtıma bağlamak. Demir yeri. Palamarla bağlamak. Yatacak yer bulmak. Yatak yer vermek. Yatak. Rıhtıma yanaşmak.
Post : Makam. Sonra. Posta ile göndermek. Bilgi vermek. Bildirmek. Sonrası. Sonraki. Posta. Direk. İlan yapıştırmak.
Situation : Memuriyet. Halet. Yağday. Mevki. Konum. İş. Şartlar. Vazife. Durum.
Billet : Baraka. Konaklatmak. Konaklatmak (askeri terim). Pusula. Ödev. Vazife. Not. Yerleştirmek. Konak yeri. Kışla.
Place : İş. Kutsal olarak nitelenen, içinde ya da çevresinde dinsel, büyüsel, geleneksel, törensel işlemler yapılan, toplantılar düzenlenen alan, düzlük, dağ, tepe, orman vb. her biri. bk. adak, kurban. Vermek (para). Makam. Oturtmak. Statü. Hane. Yazdırmak. Mevki. Yerleştirmek.
Office : Hizmet. Bakanlık. Bilgisayar, hukuk, iktisat alanlarında kullanılır. Ambar. İş. Ofis. Kalem. Görev. Memuriyet. İma.
Spot : Nokta yapmak. Beneklemek. Benek yapmak. Alacalamak. Peşin işlem. Bilgisayar, uzay, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Her tür tecimsel işlemin peşin para karşılığı, günü içinde yapılması. Televizyonda çok kısa süreli sözlü ve görüntülü tanıtı. Yerine koymak. Tanımak.
Consulate : Konsüllük. Konsoloshane. Konsolosluk binası. Konsolosun çalışma yeri.
Consulates : Konsolosluk binası. Konsüllük. Konsoloshane. Konsolosun çalışma yeri.
Consulship synonyms : consulships, position.
Consulship ingilizce tanımı, definition of Consulship
Consulship kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Consulate. The office of a consul.

Bu kısımda Consulship kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Consulship ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Consulship anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Consulship ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.