Konsolosluk nedir, Konsolosluk ne demek
- Konsolos olma durumu

- Konsolosun makamı ya da görevi, şehbenderlik.
- Bu işin görüldüğü daire, konsoloshane.
"Konsolosluk" ile ilgili cümle örnekleri
- "Bir konsolosluk demek bir millet temsilciliği demektir." - S. F. Abasıyanık
- "Bütün konsolosluklar orada ve önleri bahçeli şirin villalar içinde." - N. F. Kısakürek
Konsolosluk hakkında bilgiler
Konsolosluk, yabancı ülkelerde, ülkesinin ticarî menfaatlerini koruyan ve diplomatik olmayan çeşitli resmî görevleri yerine getiren resmî dairelere verilen isim. Bazı durumlarda konsolosluk memurları ve konsoloslar temsil ettikleri ülkenin vatandaşı olmayabilir. Konsolosluk idarecilerinin unvanları ülkeden ülkeye değişir.
Uluslararası hukukta bir devletin, diğer devletlerde konsolosluk açma mecburiyeti yoktur. Konsolosluk yetkilileri, görevli gittikleri devletin izni olmadan o ülkede faaliyette bulunamazlar. Bu müsaade konsolosluğun bulunduğu ülke tarafından yazılı bir belge halinde verilir ve herhangi bir zamanda herhangi bir sebeple iptal edilebilir.
Konsolosluk görevlileri, diplomatik temsilci değildirler. Diplomatik görev verilenler ve gittiği devlet tarafından bu sıfatla kabul edilenler haricindeki konsolosluk görevlileri, diplomatik ayrıcalıklar ve muafiyetlere sahip değildirler. Fakat resmî görevlerini yerine getirirken birçok bürokratik formalitelerde ve hatta adlî kovuşturmalarda konsolosluk görevlilerine bazı ayrıcalıklar tanınmaktadır. Konsolosluk binaları ve arşivlerinin dokunulmazlığı vardır.
Konsoloslukların görevleri, antlaşmalar ve nizamnamelerle tespit edilmiştir. Genellikle, ticari ve sınaî alanda ülkesinin çıkarlarını gözetmek, vatandaşların haklarının korunması, seyrüsefer kontrolü, noterlik gibi görevleri vardır. Yurtdışındaki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının konsolosluk işlerinden Dışişleri Bakanlığı'na bağlı Konsolosluk İşleri Genel Müdürlüğü (KOGM) sorumludur.
Konsolosluk ile ilgili Cümleler
- Sen konsolosluktan değil misin?
- Konsolosluk nerede?
- Konsolosluk Mustafa için tıbbi ulaşımı düzenlemeye yardımcı oldu.
Konsolosluk anlamı, kısaca tanımı:
Konsolos : Yabancı ülkelerde, orada bulunan yurttaşlarının haklarını koruyan, bağlı bulunduğu hükûmete siyasal ve ticari bilgileri veren dış işleri görevlisi, şehbender.
Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
Görev : Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Resmî iş, vazife. İşlev. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi.
Daire : Saz takımında usul vurmaya yarayan tef. Konut olarak kullanılan bir yapının bölümlerinden her biri, kat. Bu kuruluşların içinde çalıştıkları yapı. Bir çemberin içinde kalan düzlem parçası. Soyut kavramlarda belli sınır, ölçü. Bir yapı veya gemide belli bir işe ayrılmış bölüm. Belirli devlet işlerini çevirmekle görevli kuruluşlardan her biri.
Başkonsolosluk : Başkonsolos olma durumu. Başkonsolosun yaptığı iş.
Konsol : Yalnız bir yanındaki dayanak tarafından taşınan, diğer bölümleri boşlukta olan yatay yapı ögesi. Duvar kenarına yerleştirilen, üstüne ayna ve başka süs eşyası konulan, çekmeceli, dolaplı mobilya.
Makam : Mevki, kat, yer. Klasik Türk müziğinde bir müzik parçası veya şarkının işleniş biçimi.
Şehbenderlik : Bu işin görüldüğü daire, konsolosluk. Konsolosun yaptığı iş, konsolosluk.
Konsoloshane : Konsolosluk.
Yabancı : Belli bir yere veya kimseye özgü olmayan. Bir konuda bilgisi, deneyimi olmayan. Başka bir milletle ilgili olan. Aileden, çevreden olmayan (kimse veya şey), özge. Başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan (kimse), bigâne, ecnebi. Aynı türden, aynı çeşitten olmayan. Tanınmayan, bilinmeyen, yad.
Ülke : Devlet. Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket. Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge.
Ticari : Ticaretle ilgili, ticarete ilişkin.
Menfaat : Çıkar.
Olma : Olmak işi.
Veya : Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz. Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut.
Bun : Sıkıntı.
Konsolosluk faturası : Vergi kaçakçılığını önlemek amacıyla malın gideceği ülkenin konsolosluğu tarafından malın kökeni, birim fiyatı ve değerinin onaylandığı fatura.
Konsolosluk satımcası : Yükleme yerlerinde konsolosluklarca onaylanan yurtdışı mallara ilişkin satımca.
Konsolosluk vergisi : Konsolosluklarca yapılan bir iş karşılığı alınan para (köken belgesinin onaylanması karşılığı alınan vergi gibi).
Diğer dillerde Konsolosluk anlamı nedir?
İngilizce'de Konsolosluk ne demek? : adj. consular
n. consulate, consulship
Fransızca'da Konsolosluk : consulat [le]
Almanca'da Konsolosluk : n. Konsulat
Rusça'da Konsolosluk : n. консульство (N)
adj. консульский

Bu kısımda Konsolosluk nedir? Konsolosluk ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Konsolosluk tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Konsolosluk hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.