Contact zone türkçesi Contact zone nedir

  • Değme kuşağı.
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Dokanak kuşağı.
  • Temas bölgesi.
  • Bir sokulma kütlesinin çevresinde bulunan ve kayaçları değme başkalaşımı geçirmiş olan bir bölge.

Contact zone ingilizcede ne demek, Contact zone nerede nasıl kullanılır?

Contact : Dokunmak. Konuşmak. İletişime geçmek. Temas faktörü. İrtibat. Kontak. Görüşmek. Bağlantı kurmak. İle temasa geçmek. İlişki kurmak.

Zone : Kristalin üzerindeki bir kenara koşut bütün yüzeylerin tümü. Alan. Zon. Bir yerde ancak belirli bir faaliyete izin vermek. Kuşak. Bölge. Yeryüzünde ya da herhangi bir gökcisminde belli koşulları sağlayan bölge. zaman kuşakları, iklim kuşakları vb. Çevirmek. Mıntıka. Bölgelere ayırmak.

Contact angle : Bir katı yüzeyine konan sıvı damlasının sınırlarında görülen, dik düzlem içindeki açı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Dokunma veya temas açısı. Kontak açısı. Temas açısı. Değme açısı.

Contact arc : Kontak arkı.

Contact area : Değme alanı. Temas yüzeyi. Temas bölgesi. Değme yüzeyi. Temas alanı.

Contact assembly : Kontak dizisi.

İngilizce Contact zone Türkçe anlamı, Contact zone eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contact zone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Adventive cone : İlerleme konisi. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. Parazitik koni. İlerleme hunisi. Ek koni.

Abyss : Uçurum. Abis. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Boşluk. Cehennem. Dipsiz gibi görünen yer. Derinlik. Varta. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu.

Absolute chronology : Mutlak kronoloji. Salt çağbilimi. Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi.

Contact aureole : Kontak halesi.

After shock : Art sarsıntı. İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Artçı şok. Artçı deprem (depremden sonra). Artçı sarsıntı.

Acid fumarole : Asit tüten. Ekşit (asit) tüten. Asit fümarol. 200°-800° c. sıcaklıkta, hcı, so2 nh2 cl, h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

Abrasive power : Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı güç. Aşındırıcı kuvvet.

Abysal environment : Derin ova. 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı.

Acrozone : Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Uç kuşağı. Menzil zonu.

Algonkian : Bir prekambriyen sistemi. Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Algonkiyen. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Alkongien.

Contact zone synonyms : adjacent rock, agricultural geology, contact area, aggregats, alkali rocks, advance of aglacier, alcalic fumarole, absolute age.