Contemporary age türkçesi Contemporary age nedir
- Fransız devriminden (1789) günümüze dek süregelen zaman kesimi.
- Yakınçağ.
- Tarih alanında kullanılır.
Contemporary age ingilizcede ne demek, Contemporary age nerede nasıl kullanılır?
Contemporary : Aynı zamana ait. Eş zamanlarda yaşamış olan. Günümüze ait. Yaşıt. Modern. Muasır. Aktüel. Çağdaş. Çağcıl. Aynı yaşta.
Age : Eskitmek. Yaşlılık. Reşit olma. Yaşlandırmak. Eskimek. Biyoloji, coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Erginlik. Bir gökcisminin oluşmaya başladığı günden bugüne dek geçirdiği zaman süresi. Yıllandırmak. Çağ.
Contemporary history : Bu çağa ait olan tarih. Fransız devriminden günümüze değin uzanan tarih. Yakınçağ tarihi. Modern tarih.
Contemporary with : İle çağdaş.
Contemporary world : Çağdaş dünya.
A bird in a gilded cage : Altın kafesteki kuş.
İngilizce Contemporary age Türkçe anlamı, Contemporary age eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Contemporary age ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Apostle : Misyoner. Öncü. Havari. Önder. Bir hareketin lideri. Döneklik. Apostol. Dönme. Hz isa´nın on iki havarisinden biri.
Acropolis : Eski yunan kent devletlerinde yüksekte kurulan ve içinde bir saray ile tapınaklar bulunan berkitilmiş yer. İç kale. Akropol.
Antiquity : Çok yaşlı kimse. Eski uygarlık. Eski çağlar. Eski yapıtlar. Eski zaman. Antikite. Antikalık. Tarihçe bilinen en eski zamanlardan, genellikle batı roma imparatorluğunun çöküşüne (476) değin geçen zaman kesimi. Eskilik. Antik çağlar.
Archer : Kemankeş. İowa eyaletinde şehir. Okla silahlanmış asker. Florida eyaletinde şehir. Okçu. Yay.
Barbarian : Uygarlaşmamış. Yabancı. Zalim. Uygarlaşmamış kimse. Kaba. Barbar. Gaddar. Greklerle romalıların, kendi kültür çevreleri dışında kalan budunlar için kullandıkları terim. Vahşi.
Archives : Arşivler. Arşiv odası. Evraklar. Resmi evrak ve kayıtlar. Arşiv binası. Arşiv. Belgelik. Belgelerin saklandığı yer. Kayıtlar.
Autocracy : Hükümdarın, tüm siyasal erki elinde bulundurduğu yönetim biçimi. İstibdat. Saltçılık. Saltıkçı yönetim. Mutlakiyet idaresi. Mutlak monarşi. Otokrasiyle yönetilen ülke. Otokrasi. Baskı rejimi.
Areopag : Eski atina'da, toplandığı yerin adına göre anılan yüksek yargıçlar kurulu. Areopag.
Barricade : Siper. Set çekmek. Mania. Engel. Tabur. Barikat. Geçiş engeli. Berkitilmiş tabya ve sığınak. Barikat yapmak.
Armour : Silah. Yarak. Güney dakota eyaletinde şehir. Düşman silahlarının etkisinden korunmak için giyilen çelik giysi. Zırhlı güçler. Zırh kablo. Zırhla kaplamak. Korumalık. Zırh.
Contemporary age synonyms : barbary, axis powers, armistice, areopagite, archon, almanac.

Bu kısımda Contemporary age kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Contemporary age ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Contemporary age anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Contemporary age ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.