Contested türkçesi Contested nedir

Contested ile ilgili cümleler

English: Adoption for gay and lesbian parents remains a hotly contested issue in the United States.
Turkish: Gay ve lezbiyen ebeveynler için evlat edinme Amerika'da hararetli bir tartışma konusu olmaya devam etmektedir.

Contested ingilizcede ne demek, Contested nerede nasıl kullanılır?

Contested election : İtiraz edilmiş seçim.

Uncontested : Tek partili. Tek adaylı. Kabul edilmiş.

Contester : Yarışmacı. Karşı koyan kimse. Meydan okuyan kimse. Rakip.

Contest a seat : Seçime aday olmak. Adaylığını koymak.

Contest an election : Adaylığını koymak.

Field of contest : Er meydanı.

Beauty contest : Güzellik yarışması.

Navigation contest : Yarışmacıların bir rota üzerinden mümkün olduğu kadar hızlı geçerek final çizgisine ulaşmaları gerektiği yarışma. Denizcilik yarışması.

Contest : Yarışma. Münakaşa. Çekişmek. Yarışmak. İnkar. Karşı koymak. İtiraz edip yanlış olduğunu ispatlamaya çalışmak. Mücadele. İtiraz etmek. Rekabet etmek.

Contestability : Rekabet edebilirlik. Rekabetçi olma. Çekişmelilik.

İngilizce Contested Türkçe anlamı, Contested eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contested ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Defense : Bkz.defence. Koruma. Vikaye. Savunma silahları. Görevi karşı takımın akıncılarına karşı kaleyi korumak olan oyuncuların kurdukları kat. Savunu. Müdafaa. Korunma. Savunma katı.

Confronts : Karşı durmak. Üstüne gitmek. Yüz yüze gelmek. Karşısına çıkmak. Karşılaştırmak. Kötülemek. Zıt düşmek. Yüz yüze getirmek. Yüzleştirmek.

Bear against : Bastırmak. Sıkıştırmak. Baskı yapmak.

Defence : Korunma. Koruma. Doğrulama. Savunma silahları. Savunma. Defans oyuncusu. Saldırıya karşı koyma hareketi. Himaye. Müdafaa. Sanık.

Cample : Kavga etmek. Tartışmak.

Questionable : Şaibeli. Şüpheli. Kuşkulu. Tartışmalı. Kesin olmayan. Şüphe uyandıran. Kuşku uyandıran. Tartışılabilir.

Emulated : Özenmek. Benzetimli. Benzemeye çalışmak. Öykünmüş. İmrenmek.

Buck : Sıçrayıp binicisini düşürmek. İtaatsizlik etmek. Erkek kızılderili. Antilop, tavşan, geyik gibi bazı hayvanların yetişkin erkeklerine verilen ad. atlarda yukarıya doğru sıçrama. Kütüklere ayırmak. Papel. Canlandırmak. Bak.

Compete : Müsabakaya girmek. Rekabete girmek. Mücadele etmek. Kapışmak. Yarış etmek. Rekabete kalkmak.

Contested synonyms : contesting, argue against, argue, arguing, contending, libellee, antagonise, blow the whistle on, chaffer, bicker, dubitable, enter into rivalry with, contended, be dead against, litigious, argufying, contends, argumentative, compete with, argufy, chaffered, challenged, respondents, doubtable, challenges, arguable, antagonising, counter, litiginous, counteract, competing, emulating, open to question.

Contested zıt anlamlı kelimeler, Contested kelime anlamı

Uncontested : Tek partili. Kabul edilmiş. Tek adaylı.