Contester türkçesi Contester nedir

Contester ingilizcede ne demek, Contester nerede nasıl kullanılır?

Contested : İtiraz etmek. Davalı. Karşı koymak. Anlaşmazlığı olan. Çekişmek. Rekabet etmek. Tartışmaya açık. Yarışmak.

Contested election : İtiraz edilmiş seçim.

Uncontested : Tek adaylı. Tek partili. Kabul edilmiş.

Contest a seat : Seçime aday olmak. Adaylığını koymak.

Contest an election : Adaylığını koymak.

Field of contest : Er meydanı.

Close contest : Dişe diş kapışma.

Design contest : Tasarım yarışması. Kentlerin ve kasabaların düzentasarlarının hazırlanmasında en iyi öneriyi elde edebilmek ve kentbilimin gelişmesini, bu alandaki uzmanların yetişmesini özendirmek amacıyla, yetkili kamu kuruluşlarınca açılan ulusal ya da uluslararası nitelikteki yarışma. Yarışma.

Beauty contest : Güzellik yarışması.

Navigation contest : Yarışmacıların bir rota üzerinden mümkün olduğu kadar hızlı geçerek final çizgisine ulaşmaları gerektiği yarışma. Denizcilik yarışması.

İngilizce Contester Türkçe anlamı, Contester eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contester ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Entry : Antre. Sahneye çıkma. Küçük bağlantı odası. Malın, belli bir gümrük düzenine göre işleminin yapılması için gerekli olan bilgilerin, ilgililerce gümrüğe verilmesinde kullanılan gümrükçe düzenlenmiş formül. bu formülle anılan bilgilerin gümrüğe verilmesi. Girme. Kayıt. Methal. Giriş. Girişimin tüm ya da bazı çalışmalarını kapsayan ya da tanıtlayan, bir işelmi, bir sayışımı, kapsayan yazılık ya da belge.

 

Contradictor : Karşı taraf. Muhalif.

Contenders : İddiacı. Çekişen. Şampiyon olma ihtimali yüksek takım. Mücadele eden kimse.

Competitor : Rekabet eden. Yarışçı. I.a.a.f. yönetmeliği kurallarına uygun olarak tek başına, takımca ya da takım içinde yarışlara katılan atlet. Müsabık. Rekabette bulunan.

Jostler : Rahatsız eden kimse. İtip kakan kimse. İten veya dürten kimse.

Competing : Yarışmak. Rekabet etme. Rekabet eden. Çekişmek. Rekabette bulunan. Rekabet etmek. Mücadele etmek. Yarışma. Rekabet.

Contestants : Karara itiraz eden kimse. Ödüle itiraz eden kimse. Aday.

Ambitionist : Aday. Hırslı kişi. Arzusu olan kimse. Arayıcı. Tutkulu olan.

Darer : Meydan okuyan. Başka bir kimseyi zor veya tehlikeli bir şeyi yapması için düelloya davet eden kimse.

Challenger : Meydan okuyan. Meydan okuyucu. Mücadeleye davet eden kişi. Girişken.

Contester synonyms : entrant, antagonist, impugner, impugners, oppugner, defier, controversialist, adversary, challengers, antagonists, contestant, disputant, contender, darers, eristic, competitors, emulator, corrival, entrants, adversaries, emulators, jostlers.