Continuous wave türkçesi Continuous wave nedir

  • Fizik alanında kullanılır.
  • Sönümsüz dalga.
  • Sürekli dalga.
  • Ardışık salınımları genlikçe özdeş olan sürekli dalga katarı.
  • Devamlı dalga.

Continuous wave ingilizcede ne demek, Continuous wave nerede nasıl kullanılır?

Continuous : Fasılasız. Kesiksiz. Devam eden. Kesintisiz. Devamlı. Sürekli. Mütemadi. Zincirleme. Süregelen.

Wave : Sallamak. Kendisini zamanca ve uzayca düzenli olarak yineleyen ve bir ortamda değişmeden hızla ilerleyen bir salınım katarı. Bir ortamda ya da uzayda, parçacıkların esnek kıpırdanmalarına yol açan dönemsel olay ya da sıcaklık, basınç, elektromıknatıs alan gücü, elektrik gücü gibi fiziksel niceliklerde dönemsel değişiklik. Dalga. Kıvrım. Sallanmak. Ünalgı tolkunu. Saç dalgası. Özdeğin, erke niteliğini taşımak ve alan görünümünde ortaya çıkmak koşuluyla, parçacıkların dönemli titreşimlerinden oluşan, yeğinlik ve uzanımı, bulundukları yer ve zamanın izleviyle belirlenen varlık türü. Yeğinliği, genliği yer ile zamana göre düzenli biçimde yinelenerek değişen işlev ya da nicelik.

Continuous action : Sürekli eylem.

Continuous action methan analyser : Sürekli metan çözümleyicisi.

Continuous annealing : Sürekli tavlama.

Continuous beam : Sürekli kiriş. Mütemadi kiriş.

İngilizce Continuous wave Türkçe anlamı, Continuous wave eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Continuous wave ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accumulation coefficient : Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı. Birikim katsayısı.

Absorption edge : Absorpsiyon kenarı. Soğurum kenarı. Bir x-ışmı izgesinin birden kesildiği dalga boyu. bu tür izgenin resminde keskin bir kıyı görülür. Soğurum kıyısı.

Abcoulomb : Abkulon. On kulon. Saltık coulomb. Saltık birimler dizgesindeki elektrik yükü birimi. Cgs sisteminin elektromanyetik birimi.

Absorption loss : Absorpsiyon kaybı. Soğurum yitimi. Emme yitmesi. Soğurma kaybı. Bir ortamdan geçen ya da bir ortamın yüzeyinden yansıyan bir erke türünün bir kesiminin başka bir erkeye dönüşerek yitimi. Emme kaybı. Emme yitiği.

Absolute concentration : Birim oylumda bulunan özdek, erke ya da başka bir varlık tutarı; santimetre küp başına erg ya da sayı olarak verilir. Saltık derişim.

Absorptivity : Yutuculuk. Emicilik. Soğurma katsayısı. Soğurabilirlik. Emebilirlik. Soğurganlık. Bir ortamın, bu ortamın sınırlarının hiç bir etkisi olmamak koşulu ile, birim kalınlığının iç yutma çarpanı. Bir yüzeye vuran ışınım erkesinin yüzeyce soğurulan bölüğünün ölçüsü. Emme kapasitesi.

Abnormal reflection : Olağandışı yansıma. Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması.

Acoustic absorptivity : Ses emiciliği. Bir yüzey tarafından soğurulan ses erkesinin yüzeye vuran erkeye oranı. Ses emiciliği katsayısı. Ses soğurganlığı.

 

Absorption band : Soğurum kuşağı. Absorpsiyon bandı. Soğurma bandı. Bir soğurum izgesinde belirtken karanlık bir kuşak.

Acoustic feedback : Hoparlör geri beslemesi. Ses geribeslemesi. Bir ses aygıtı çıktısının birazının aygıtın girdisine ulaşarak çıktıyı etkilemesi. Akustik geribesleme.

Continuous wave synonyms : absolute magnitude, absolute zero, abampere, absorptiometer, absolute units, accelerometer, undamped wave.