Contumacy türkçesi Contumacy nedir

  • [#inat İnatçılık].
  • Mahkeme davetine uymama.
  • İsyankarlık.
  • İnat.
  • Mahkeme davetine icabet etmeme.
  • Mahkeme emrine riayet etmeme.
  • Başkaldırı.
  • Mahkeme emrine uymama.
  • Asilik.
  • Mahkemeye çıkmayı reddetme.
  • Serkeşlik.

Contumacy ingilizcede ne demek, Contumacy nerede nasıl kullanılır?

Contumacious : İnatçı. İtaatsiz. Serkeş. Asi.

Contumaciously : Asice. İnatçı bir şekilde. İtaat etmeyerek. Baş kaldırarak.

Contumelies : Tahkir. Gözden düşme. Küfür. Hakaret.

Contumelious : Hakaretçi. Aksi. Ters.

Contumely : Aşağılama. Hakaret.

Contusing : Çürütmek. Berelemek. Zedelemek.

Cerebral contusion : Beyin kontüzyonu. Doğrudan kafatasına isabet eden küt travmalar sonucu beyin zarlarında ve beynin kan damarları çevresinde kanamalarla belirgin, genel yapının korunduğu kapalı beyin zedelenmesi, kontuzyo serebri.

Contuses : Çürütmek. Zedelemek. Berelemek.

Contunually : Boyuna.

Contused : Çürümüş. Çürütülmüş. Zedelemek. Çürütmek. Berelemek.

İngilizce Contumacy Türkçe anlamı, Contumacy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contumacy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Doggedness : Bildiğinden şaşmazlık. Kararlılık. Azim. Sebat.

Hardness : Aksilik. Sertlik. Katı yüreklilik. Yiğitlik. Sertlik derecesi. Minerallerin çizilmeye karşı gösterdikleri direnç. (bunun için, mohs cetvelli kullanılır: 1. talk, 2. jips, 3. fluorit, 4. kalsit, 5. apatit, 6. feldspat, 7-kuars, 8- topas, 9- korendon, 10- elmas.). Su içinde çözünmüş toprak alkali metalleri derişimlerinin çeşitli ölçeklerde gösterilmesi. minerallerin ve başka katıların sertliklerinin çeşitli, uygun ölçeklerde gösterilmesi. Katılık (fiziksel olarak). Kimya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır.

 

Pertinacity : Azim. Israr. Direngenlik. Kararlılık. Yapışkanlık. Sebat.

Defiances : Meydan okuma. Gözdağı. Başkaldırma. Nispet. Muhalefet. Saygısızlık. Karşı koyma. Karşı çıkma.

Stubborner : Dediğim dedik. İnatçı. Çetin. Vazgeçmeyen. Katır. İnat etmek. Azimli. Serkeş. Aksi.

Rebellion : Baş kaldırma. Ayaklanma. Hükümet otoritesine karşı gelme. Başkaldırma. İsyan.

Intransigent : Uzlaşmaz. Sabit fikirli. Uzlaşması olanaksız. Değişmez. İnatçı.

Dourness : Aksilik.

Noncompliance : Riayetsizlik. Uyumsuzluk. Uymama. Karşı gelme. Hastanın, reçetede yazılan ilaçlar hakkında hekim tarafından kendisine yapılan tavsiyelere uymama isteği ve uymama derecesi. İtaatsizlik. Uyunçsuzluk.

Rebelliousness : İsyankar şekilde.

Contumacy synonyms : stubbornest, disaffection, stubbornness, obstinate, obstinacies, obstinateness, persistence, hardheadedness, intractability, obstinacy, stubborn, intractableness, defiance, inflexibleness, seditiousness, disaffections, tenacities, spite, bullishness, mutinousness, dogged, disorderliness, insurrection, insubordination, cussedness, bullheadedness, fractiousness, frowardness, uprisings, crabbedness, rebellions, revolt, contrariness.

 

Contumacy zıt anlamlı kelimeler, Contumacy kelime anlamı

Compliance : Kabul. Boyun eğme. Uyum. Hastanın, reçetede yazılan ilaçlar hakkında hekim tarafından kendisine yapılan tavsiyelere uyma isteği ve uyma derecesi. Elastik yapılarda birim basınç değişimine karşın hacimde meydana gelen değişim. Riayet. Uyunç. İtaat. Uygunluk. Baş eğme.

Obedience : Söz dinleme. İtaat. Sadakat. Riayet. Uyma. Boyun eğme. Bağlılık.

Contumacy ingilizce tanımı, definition of Contumacy

Contumacy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Pertinacious resistance to authority. Stubborn perverseness.