Contuse türkçesi Contuse nedir
Contuse ingilizcede ne demek, Contuse nerede nasıl kullanılır?
Contused : Zedelemek. Çürütmek. Çürümüş. Çürütülmüş. Berelemek.
Contuses : Zedelemek. Berelemek. Çürütmek.
Contusing : Berelemek. Çürütmek. Zedelemek.
Contusion : Kontüzyon (bedende). Eziklik. Çürük. Ezilme. Küt darbelerle oluşan, deri bütünlüğünün bozulmadığı, ancak deri altı damarlarında yırtılma ve kanamayla belirgin, mavimsi, mor renkte yaralanma, kontüzyon. Kontüzyon. Yara. Morartı. Sıyrık.
Contusioned : Çürütülmüş. Çürümüş.
Cont : Kesintisiz devam etme. Kesintinden sonra yeniden başlama. Aralıksız devam etme.
Contumaciously : İtaat etmeyerek. İnatçı bir şekilde. Asice. Baş kaldırarak.
Contumely : Hakaret. Aşağılama.
Contumacious : Serkeş. Asi. İtaatsiz. İnatçı.
Contusions : Çürük. Ezilme. Sıyrık. Bere. Ezik. Eziklik. Yara. Kontüzyon (bedende).
İngilizce Contuse Türkçe anlamı, Contuse eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Contuse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Canker : Mahvolmak. Pamukçuk oluşturmak. Pamukçuğa yakalanmak. Çürümek. Aft. Bozucu etken. Mahvetmek. Yozlaştıran etmen. Pamukçuk.
Bruises : Hırpalamak. Dövmek. Yaralamak. Berelenmek. Vurmak. Yaralanmak. Morarmalar.
Domineered : Zulmetmek. Zorbalık etmek. Baskı altına almak. Baskı yapmak. Hakim durumda olmak. Hükmetmek. Hakimiyeti altına almak. Despotça hükmetmek. Eziyet etmek.
Brays : Anırmak. Dövmek. Anırtı. Anırma. Anırır gibi bağırmak. Dövmek (havanda). Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Kulak tırmalayıcı ses. Haykırmak.
Crushes : Kırılmak. Araç ile çiğnemek. Basmak. Bastırmak. Öğütmek. Sıkıştırmak. Ufalamak. Sıkmak. İtişmek.
Confutes : Aksini ispat etmek. Çürütmek (bir görüşü vb). Aksini kanıtlamak. Tersini kanıtlamak. Doğru olmadığını ispat etmek. Susturmak. Yalanlamak. Aksini ispatlamak. Tersini ispat etmek.
Confuting : Susturmak. Yalanlamak. Çürütme (bir fikri vb). Çürütme. Aksini ispatlamak.
Injure : Halel getirmek. Zedelemek (bir uzvu). İncitmek. Zarar vermek. Alınan malla ödenen karşılık arasında bir yana aşırı yarar sağlayacak büyük fark. Yaralamak (bir uzvu). Sakatlamak. Zarar vermek (bir uzva).
Bear down : Kırmak (direnç). Gayret etmek. Güç kullanmak. Çaba harcamak. Yenmek. Bastırmak.
Confuted : Çürütmek (bir görüşü vb). Aksini ispat etmek. Yalanlamak. Doğru olmadığını ispat etmek. Susturmak. Tersini ispat etmek. Tersini kanıtlamak. Aksini kanıtlamak. Aksini ispatlamak.
Contuse synonyms : injures, domineers, contusing, cankering, addles, mauled, mauling, crush, domineer, dents, confute, cankers, crunches, harm, damage, enchafing, controvert, addling, contuses, jam, addle, comminute, cause to rot, bow down, wound, contused, crush out, crunched, maul, bruising, bray, consume, dent.
Contuse ingilizce tanımı, definition of Contuse
Contuse kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To beat, pound, or bray together.

Bu kısımda Contuse kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Contuse ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Contuse anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Contuse ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.