Conventionalism türkçesi Conventionalism nedir

  • Uzlaşımcılık.
  • Bilimsel kuram ve kavramların, nesnel gerçekliğin yansımaları olmayıp yalnızca bilginler arasında saymaca olduğunu ileri süren, buna karşılık kavram ve kuramların insanın etkinlikleri süreci içinde oluştuğunu ve dünyanın belirli yanlarını yansıttığını yadsıyan görüş.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Saymacılık.
  • Gelenekçilik.
  • Konvansiyonalizm.
  • Geleneksellik.
  • Görenekçilik.

Conventionalism ingilizcede ne demek, Conventionalism nerede nasıl kullanılır?

Conventionalist : Görenekçi.

Conventionalities : Kalıplaşmış davranış. Basmakalıp söz. Geleneklere bağlılık. Resmiyet. Geleneksel sosyal davranış kuralları.

Conventionality : Resmiyet. Geleneklere bağlılık. Kalıplaşmış davranış. Basmakalıp söz.

Conventionalizate : Konvansiyonelleştirmek.

Conventionalization : Yaygınlaştıma. Konvansiyonelleştirme.

Conventionalize : Topluma uygun hale getirmek. Konvensiyonelleştirmek. Gelenek ve göreneklere uygun bir hale getirmek.

Conventional bombs : Nükleer başlıksız patlayıcı. Klasik bomba.

Conventional cartel : Kartel. Azel piyasasında, aynı malı üreten birbirine rakip iki veya daha fazla firmanın aralarındaki rekabeti önleyerek karlarını artırmak amacıyla ayrı ayrı hukuki varlıklarını koruyarak ne kadar mal üretileceğini, malın hangi birim fiyattan satılacağını ve elde edilecek karın nasıl paylaşılacağını belirleyerek oluşturdukları tekelci güç.

 

Conventional drive : Konvansiyonel tahrik.

Conventional equipment : Klasik ekipman. Klasik donatı.

İngilizce Conventionalism Türkçe anlamı, Conventionalism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Conventionalism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Habituality : Alışılmışlık. Alışkanlık olma durumu. Alışkanlık.

Age group : Yaş grubu. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme. Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Yaş öbeği. Yaş kümesi.

Agnation : Baba tarafından akrabalık. Hısımlık. Akrabalık. Akrabalık (baba tarafından). Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Soydaşlık. Akrabalık (baba taraf.).

Traditionalism : Toplumsal kurumları ve inançları yalnızca geçmişten süregeldikleri için benimseyen, saygın tutan, destekleyen, yeni ekin öğelerini ise değersiz sayan tutum ya da öğreti. Geleneksel değerleri ve yaşam tarzını tercih eden insanların doktrinleri. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Ananecilik. Kimi toplumlarda saptanan geleneklere sıkı sıkıya bağlılık durumu, bk. gelenek, krş. boşinanççılık. Tradisyonalizm. Geleneğin ürünü olan toplum özelliklerinin, toplumun gerçek gereksinmeleri sonucu ortaya çıktığını düşünen, geleneklerin toplum yaşayışında çok önemli etki ve görevleri bulunduğunu ileri süren bir öğreti.

 

Agression : Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri. Saldırı.

Conventional : Bilinen. Törel. İtibari. Konvansiyonel. Alışılagelmiş. Beylik. Konvensiyonel. Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır. Toplumun ya da toplumsal kümenin gelenek ve göreneklerine uyan. toplumdaki ya da kümedeki yaygın tutum ve davranış ölçülerine eleştirisiz bir uyarlığı anlatan (tutum ve davranış), bk. uymacılık. gerçekte öyle olmamasına karşın öyle sayılan. Basmakalıp.

All round development of individual : Tümsel gelişim. Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi.

Abilities : Kabiliyet. Güç. Yeterlik. Yetenekler. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. Yetenek. Beceri. İktidar.

Habitualness : Daimi olma. Alışkanlık olma durumu. Alışılmışlık.

Adaptive behavior : Uyumcu davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Uyarlamacı davranış. Uyumlayıcı davranış. Adaptif davranış. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış.

Conventionalism synonyms : adjustment in marriage, conventionality, age distribution, alienation, aesthetical ideal, unconventional, achievement motive, grundyism, age grade, convention, customariness, acculturation, acclimatation, ossification, orthodoxy, conformity, affection, aesthetic.

Conventionalism zıt anlamlı kelimeler, Conventionalism kelime anlamı

Unorthodoxy : Ortodoks mezhebinden olmama durumu. Geniş mezheplilik. Açık görüşlülük. Yerleşik inanışa karşı (ortodoksluk açısından). Geleneklere karşı. Gelenek karşıtlığı.

Conventional : Atomik olmayan. Alışılagelmiş. Konvansiyonel. Uzlaşımsal. Bilinen. Törel. Konvensiyonel. Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır. Beylik. Geleneksel.

Unconventionality : Kalenderlik. Resmi olmama. Teklifsizlik.

Conventionalism antonyms : unconventional.

Conventionalism ingilizce tanımı, definition of Conventionalism

Conventionalism kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That which is in accordance with the fashion, tradition, or usage. That which is received or established by convention or arbitrary agreement.