Habitualness türkçesi Habitualness nedir

Habitualness ingilizcede ne demek, Habitualness nerede nasıl kullanılır?

Habitual abortion : Birbirini izleyen üç veya daha fazla sayıda gebelikte ve gebelik gelişiminin aynı periyodunda, yaşayabilme yeteneği olmayan veya ölü olan fetüsün kendiliğinden dışarı atılması. İtiyadi yavru atma. Tekrarlayan düşük. Habitüel abortus.

Habitual absence : Daimi süreli devamsızlık. Sürekli işe gelmeme. Müzmin devamsızlık. İşçilerin bir işe gelmemelerinin sürekli durum göstermesi. Sürekli devamsızlık.

Habitual criminal : Sabıkalı. Tekrar suç işleyen. Sürekli suç faaliyetinde bulunarak kanuna karşı gelen kimse. İtiyadi suçlu. Mükerrer hükümlü. Alışılmış suçlu. Tekrar suç işleyen sabıkalı.

Habitual drinker : İçkici. Alkolik.

Habitual drunkard : İçki bağımlısı. İçkici. Ayyaş. Akşamcı. Alkolik.

Habitual offender : Mükerrer suçlu. Sürekli suç işleyen kimse. Alışılmış veya mükerrer suçlu.

Habitual posture : Doğal duruş. Vücudun, aşırı güç tüketmeden doğal ve anatomik yüzeyleri arasında kalması.

Habitual thief : Alışılmış hırsız. Sürekli hırsızlık yapan kimse.

Nonhabitual : Alışılagelmiş olmayan. Olağan olmayan. Alışılmış olmayan.

 

Habitual obligation : Sık sık yerine getirilen zorunluluk.

İngilizce Habitualness Türkçe anlamı, Habitualness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Habitualness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Frequentness : Sıklık. Sık tekrarlanırlık. Düzenlilik. Sık sık olma. Frekans. Sık sık olma durumu.

Imprescriptibility : Zamanaşımına uğramama. Sürekli olma. Yasal olarak elde edilmiş olma (hukuk terimi). Kazanılmış olma.

Customariness : Alışılmıştık. Geleneksel olma durumu. Sıradanlık. Aleladelik.

Accustomedness : Alışkanlık.

Traditionalism : Görenekçilik. Gelenekçilik. Kimi toplumlarda saptanan geleneklere sıkı sıkıya bağlılık durumu, bk. gelenek, krş. boşinanççılık. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Geleneğin ürünü olan toplum özelliklerinin, toplumun gerçek gereksinmeleri sonucu ortaya çıktığını düşünen, geleneklerin toplum yaşayışında çok önemli etki ve görevleri bulunduğunu ileri süren bir öğreti. Tradisyonalizm. Toplumsal kurumları ve inançları yalnızca geçmişten süregeldikleri için benimseyen, saygın tutan, destekleyen, yeni ekin öğelerini ise değersiz sayan tutum ya da öğreti. Geleneksel değerleri ve yaşam tarzını tercih eden insanların doktrinleri. Ananecilik.

Habituality : Alışkanlık.

Conventionalism : Gelenekçilik. Görenekçilik. Konvansiyonalizm. Saymacılık. Uzlaşımcılık. Bilimsel kuram ve kavramların, nesnel gerçekliğin yansımaları olmayıp yalnızca bilginler arasında saymaca olduğunu ileri süren, buna karşılık kavram ve kuramların insanın etkinlikleri süreci içinde oluştuğunu ve dünyanın belirli yanlarını yansıttığını yadsıyan görüş.