Convex türkçesi Convex nedir

  • Kabarık.
  • Tümsek.
  • Açıklığı aşağı bakan.
  • Dışa bombeli.
  • Tümsekli.
  • Yakınsak.
  • Konveks.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Dışbükey.

Convex ile ilgili cümleler

English: Life is not convex.
Turkish: Hayat konveks değildir.

English: A function that is both quasiconvex and quasiconcave is quasilinear.
Turkish: Hem yarı-dışbükey hem de yarı-içbükey olan bir fonksiyon yarı-doğrusaldır.

Convex ingilizcede ne demek, Convex nerede nasıl kullanılır?

Convex bank : Dışbükey kıyı. Bir büklümde içbükey kıyının karşısında kalan ve tortulaşma yeri olan kıyı. bk. çarpak kıyı. Yığınak kıyı.

Convex curve : Dışbükey eğri.

Convex energy function : Dışbükey enerji işlevi.

Convex hull : Dışbükey örtü. Dışbükey zarf.

Convex lens : Geçirdiği ışık ışınlarını ana eksene doğru toplayan, ortası çevresinden daha kalın mercek, anlamdaş yakınsak mercek. İnce kenarlı mercek. Tümsek mercek. Dışbükey mercek. Yakınsak mercek. Işık ışınlarını birleştiren mercek. Yuvarlatılmış mercek.

Convex shape : Dışbükey şekil.

Globally convex : Küresel olarak dışbükey.

Convexo convex : Mercimek şeklide olan. Mercek biçimnde. İki tarafı dışbükey.

Convex transducer : Ultrason probu. Konveks prop.

Double convex : Çifte dışbükey.

 

İngilizce Convex Türkçe anlamı, Convex eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Convex ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bullous : Kabarmış. Büllöz. Kabarcıklı. Balon yapmış. Bülöz.

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.

Hillocks : Küçük tepe. Tepecik.

Humped : Kambur. Hörgüçlü. Kamburu olan. Tepeli.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Barrow : Çekçek. Piramit araba. Höyük. Tepecik. Teskere. Hadım edilmiş domuz. El arabası. İşportacı arabası. Bir ya da iki tekerlekli el arabası.

Tuberous : Yumrulu. Ur. Tüberöz. Pürtük. Kabarcık. Yumru. Kabarcık veya urla kaplı. Urlarla kaplı.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Convexo concave : Bir tarafı tümsek diğer tarafı çukur. Bir tarafı içbükey bir tarafı dışbükey.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Convex synonyms : umbel like, helmet shaped, broken backed, gibbose, hummock, blubbery, hump, baggings, converging, abdomen, abdominal ovariectomy, abamectin, rude, bunchier, hummocking, concave, bumpy, convexo convex, bulging, umbellate, bumpiest, abdominal pain, a band, bulges, abattoir, bouffants, bunchiest, bell shaped, gibbous, bloated, a clay, protrusive, bulge.

Convex zıt anlamlı kelimeler, Convex kelime anlamı

Intrusive : Sırnaşık. Kullanışsız. Elverişsiz. İzinsiz giren. Zorla içeri giren. Davetsiz. Zorla giren. Araya giren. Mütecaviz. İzinsiz ve davetsiz giren.

 

Concave : İçe bombeli. Iraksak. İçbükey. Obruk. Çukur. Konkav. Oyuk. İçbükey yüzey. Konkav.

Convex ingilizce tanımı, definition of Convex

Convex kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Said of a spherical surface or curved line when viewed from without, in opposition to concave. Rising or swelling into a spherical or rounded form. A convex body or surface. Regularly protuberant or bulging.