Cookey türkçesi Cookey nedir

  • Kurabiye.
  • Çiftlikte yemek pişirmek.
  • (argo terim) belirli bir doğası olan kişi (örneğin, “o zeki bir kişi.).
  • Düz tavada pişirilen küçük tatlı kek (ayrıca cooky, cookie).
  • Kampta yemek yapmak.
  • (bilgisayar) bir internet sitesi tarafından kullanıcının sabit diskine gizlenen dosya (kullanıcı hakkında kişisel bilgiler içerir ve internet reklamcılığı için hedef kitleler geliştirmek için kullanılır).

Cookey ingilizcede ne demek, Cookey nerede nasıl kullanılır?

Cooked : Pişmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Pişirilmiş. Aşırı açındırmaya uğramış film. Aşırı açındırılmış. Isıtarak hazırlanmış. Pişmiş.

Cooked account : Şişirilmiş hesap.

Cooked food : Vs. hazırlan yemek. Aş. Fırında pişirerek. Kaynatarak. Kızartarak.

Cooked marinade : Salamurada olgunlaştırılan balığın sirke salamurası buharında haşlanarak pişirilip üzerine sos veya jelatin eklenmesiyle elde edilen marinat türü. Pişirilmiş marinat.

Cooked rice : Kaynatılmış pirinç. Pişmiş pirinç. Pilav.

Cookery : Mutfak. Yemek pişirme sanatı. Aşçılık.

Cookers : Tencere. Ocak. Kazan. Pişirme kabı. Fırın. Mutfak (ocak). Fırın (üstü ocak altı fırın olan mutfak aleti). Yemek pişirme kabı. Pişirilmeye uygun meyve. Gaz ocağı.

Be cooked : Pişirilmek. Pişmek.

 

Folk cookery : Halkın geleneksel yollardan öğrenerek uyguladığı, değişik bölgelere göre ayrılıklar gösteren aşçılık türü. krş. halk giysisi. Halk aşçılığı.

Cooker : Tencere. Fırın (üstü ocak altı fırın olan mutfak aleti). Yemek pişirme kabı. Pişirme kabı. Gaz ocağı. Fırın. Mutfak (ocak). Kazan. Pişirilmeye uygun meyve. Ocak.

İngilizce Cookey Türkçe anlamı, Cookey eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cookey ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Platyrrhine : İpek maymun. Basık ve geniş burunlu. Yassıburunlu maymun. Yassı burunlu. Platirin. Marmoset.

Biscuit : Çörek. Pasta. Açık kahverengi. Kuru pasta. Bisküvi. Peksimet. Filtre keki. Gevrek.

Breathe : Nefes alıp vermek. Hohlamak. Yaşamak. İfade etmek. Teneffüs etmek. Nefes almak. Soluk alıp vermek. Fısıldamak. Esmek. Soluk almak.

Suggest : Teklif etmek. Fikir vermek. Göstermek. İzlenimini uyandırmak. İleri sürmek. Aşılamak. Öne sürmek. Ortaya atmak. Belirli bir izlenim bırakmak. Akla getirmek.

Express : Düşüncelerini belirtmek. Açık etmek. Kesin. Ekspres. Süratli. Hızlı. Açık. İfade etmek. Belli etmek. Belli.

Mean : Adi. Orta. Eli sıkı. Utangaç. Demek istemek. Pinti. Haşin. Anlamına gelmek. Orantılı. Demek olmak.

Evince : Göstermek. Açığa vurmak. Belirtmek. Belli etmek. Açıkça göstermek. Açığa çıkarmak.

Leave : Sorumluluğuna bırakmak. Kalkmak. Bakımına bırakmak. Ayrılmak (sevgileden vb). Vazgeçmek. Terk etmek. Ayrılmak. Terketmek. Veda. Müsaade.

Say : Okumak. Etmek (dua). Farzetmek. Son söz. Okumak (dua). Laf. Tekrarlamak. Buyurmak. Demek. Söz.

 

Shortbread : Şekerli galeta. Çörek. Bir çeşit kurabiye.

Cookey synonyms : new world monkey, catarrhine, platyrrhinian, give thanks, old world monkey, cookies, shortcake, look, impart, shortcakes, pass on, hint, tea biscuit, bickie, bun, cookie, give, show, cooky, flash, primate, thank, intend, biscuits.

Cookey zıt anlamlı kelimeler, Cookey kelime anlamı

Unobstructed : Açık. Kapatılmamış. Engelsiz. Tıkanmamış. Engellenmemiş. Tam.

Cookey ingilizce tanımı, definition of Cookey

Cookey kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Cooky].