Corax türkçesi Corax nedir

  • Koraks.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Korako.

Corax ingilizcede ne demek, Corax nerede nasıl kullanılır?

Coracidia : Korasidya. Korasidyumun çoğulu.

Coracidium : Sestodların üç çift çengelli onkosferinin etrafı silyumla çevrili yüzen larvası. Korasidyum. Pseudophyllidean sestodların üç çift çengelli onkosferinin etrafı silyumlu epitelle çevrili olan yüzen larvası. Bazı şeritlerin, ilk konakta proserkaryaya değişecek silli embriyosu. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Coraciforme : Gök kuzgunumsu.

Coracle : Sepet işi kayık. Bir çeşit kayık. Bez kaplı kayık. Sepet işinden yapılıp üzeri su geçirmez malzemeyle kaplanan küçük tekne.

Coracles : Sepet işi kayık. Sepet işinden yapılıp üzeri su geçirmez malzemeyle kaplanan küçük tekne. Bez kaplı kayık.

Coracoides : Korakoides. Kargaya ve kuzguna benzeyen.

Coraco : Korako. Karga, kuzgun, koraks.

Coracoideus : Korakoideus. Karga gagasına benzeyen.

Coral beads : Mercan kolye.

Coracoid : Hortuma ait. Korakoid ile ilgili. Gaganın dışı. Korakoid. Burunla ilgili.

İngilizce Corax Türkçe anlamı, Corax eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Corax ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

 

Abdomen : Karın (böcek gövdesinde). Abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Karnın altı. Karın. Batın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen.

Cajole : Kandırmak. Tatlı sözlerle kandırmak. Güzel sözle aldatmak. Aldatmak. Razı etmek. Tavlamak. İkna etmek. Yatıştırmak. Tatlı sözle kandırmak.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Abaxial : Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzak. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksen dışı. Abaksiyal. Eksendışı. Aks kemiği dışında.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Pink : Bıçaklamak. Delmek (süngü ile). Kliketli çalışmak (araba). Süngü ile delmek. Tavşanağzı. Kenarını oyalamak. Saplamak. Kenarını zikzaklı kesmek. Pembe. Teklemek.

 

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Corax synonyms : a c syndrom, coraco, inveigle, palaver, abdominal distention, blarney, sweet talk, abamectin, bully, a crochordon, wheedle, soft soap, swagger, browbeat, abdominal pain, a c deformity, abdominal fat necrosis, persuade, abattoir.

Corax zıt anlamlı kelimeler, Corax kelime anlamı

Dissuade : Vazgeçirtmek. Kandırmak. Cesaret kırmak. Caydırmak. Aklını çelmek. Çelmek. Vazgeçirmek. Fikrini çelmek.

Achromatic : Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Perdesi değişmeyen. Renksiz. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Akromatik. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Renksemez.