Corpse türkçesi Corpse nedir
Corpse ile ilgili cümleler
English: This thing is not a bear. It is the corpse of a bear.
Turkish: Bu şey bir ayı değil. O ölü bir ayı.
English: I can't touch the corpse without gloves.
Turkish: Eldiven olmadan cesede dokunamam.
English: A stench emanated from the rotting corpses.
Turkish: Çürüyen cesetlerden pis bir koku yayıldı.
English: A bear will not touch a corpse.
Turkish: Bir ayı cesede dokunmaz.
English: Leaving an unburied corpse behind is profanity.
Turkish: Bir ölüyü gömmeden bırakmak profanlıktır.
Corpse ingilizcede ne demek, Corpse nerede nasıl kullanılır?
Corpses : Kadavra. Ölü. Ceset.
Corps a corps : Vuruşma sırasında, savutları kullanamayacak biçimde birbirine değme ya da çarpma. Çakışma.
Corps commander : Kolordu komutanı.
Corps de ballet : Bale topluluğu. İçinde solistlerin bulunmadığı, yardımcı bale dansçılarının tümüne verilen ad. Dansçı birimi.
Corps diplomatique : Diplomat topluluğu. Diplomatik personel topluluğu. Kordiplomatik. Diplomatlar heyeti. Bir devlette bulunan tüm diplomatik personel.
Engineer corps : İstihkam sınıfı.
Chief of personnel management corps : Askeriye de insan gücü paylaştırmadan sorumlu subay. Personel yönetimi kısmının amiri.
Cadet corps : Genç taburları. Harp okulu taburu.
Diplomatic corps : Bir devlette bulunan tüm diplomatik personel. Diplomatlar heyeti. Diplomat topluluğu. Kordiplomat. Kordiplomatik.
Education corps : Eğitim meselelerinde yetkili kurul. Eğitim kurulu.
İngilizce Corpse Türkçe anlamı, Corpse eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Corpse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dead duck : Faydasız bir şey. Umutsuz vaka. Değersiz. Başı dertte.
Stiffs : Baş belası. Üstüne yatmak. Suç ortağı. Çetin. Sahte para. Sahte banknot. Kazık atmak. Kurban.
Clay : Yerküre. Hamur. Cassius clay (1942 doğumlu, muhammad ali olarak bilinir). Biyoloji, kimya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Kil. Aluminyumlu minerallerin bozunmasıyla oluşan, kimyasal yapısı yaklaşık aı2o 2 si 0 2 h2o olan, yumuşak, suyla biçim verilebilen değişik renklerdeki bir tür toprak. Toprak. Çamur. Çömlekçi çamuru. Parçacıklarının çapı 0.002 mm olan, kuru alüminyum silikattan yapılmış, sıkı ve su geçirmez toprak.
Cadaver : Kadaver. Ölmüş vücut, ceset, kadaver.
Carcasses : İskelet. Kalıntı (argo terim). Enkaz. Gövde. Leş.
Bodies : Gövde. Kütle. Hacim. Cisim. Vücut. Büyük kısım. Grup. Birlik. Kuruluş.
As dead as a doornail : Miadını dolmuş. Tarihe karışmış. Tam anlamıyla ölü. Miadını doldurmuş.
Carcass : Yemek için kesilmiş hayvanın ölüsü. Çatkı. Leş. Kalıntı (argo terim). Enkaz. Gövde. Karkas. Döküntü artık. Eski ya da bitmemiş tekne iskeleti.
Bodying : Yoğunluk. Miktar. Esas. Yığın. Cüsse. Gövde. Hacim. Vücut. Beden.
Deader : Ölmüş. Çıkmaz. Sönmüş. Acımasız. Çok. Tam. Bozuk. Donuk. Keskin.
Corpse synonyms : cremains, corses, dead body, dead, stiff, body, stiffing, brown bread, mortal remains, remains, corpses, corse, dead meat, at rest, cadavers, the dead, funeral, carcases, carcase, food for worms, funerals, casualty.
Corpse ingilizce tanımı, definition of Corpse
Corpse kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A human body in general, whether living or dead. Sometimes contemptuously.

Bu kısımda Corpse kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Corpse ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Corpse anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Corpse ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.