Correspondence instruction türkçesi Correspondence instruction nedir

  • Bir öğretim kurumu, bir eğitim dairesi ya da özel bir kuruluş tarafından mektupla yürütülen öğretim. mektupla öğretim kurslarına yazılan öğrencilere ders hazırlamak, onlardan gelen yazılı ödevleri düzeltmek ve değerlendirmekle görevli öğretmen ya da öğretim üyesinin yaptığı öğretim.
  • Mektupla öğretim.
  • Eğitim alanında kullanılır.

Correspondence instruction ingilizcede ne demek, Correspondence instruction nerede nasıl kullanılır?

Correspondence : Mektuplaşma. Muhabirin ilettiği haber. Karşılık gelme. Yazışma. Yazışmalar. Benzeşme. Mektuplar. Haberleşme. Uygunluk.

Instruction : Bilgisayar, bilişim, eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Reçetenin, ilacın kullanılışı hakkında eczacıya ve aynı zamanda hastaya hitap eden kısmı. Bilgi. Emir. İnstruksiyon. Açıklama. Komut. Yönerge. Öğretme. Üzerinde işlem yapılacak işlenenlerle birlikte, bir bilgisayarın yapabileceği temel işlemlerden herhangi birinden oluşan en küçük izlenceleme öğesi.

Correspondence chess : Yaşışmalı satranç.

Correspondence clerk : Muhaberat memuru.

Correspondence column : Editöre gönderilen mektuplar dizisi. Okuyucu yorumları için olan bölüm (gazetetde). Okuyucu sütunu.

Correspondence course : Mektupla öğretim.

İngilizce Correspondence instruction Türkçe anlamı, Correspondence instruction eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Correspondence instruction ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Academy : Medrese. Yüksekokul. Akademi. Bilim adamları topluluğu. Okul. Yüksek okul. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu.

Accustoming : Alıştırmak. Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Ülfet. Yetiştirim. Ünsiyet.

Abulia : Kayıtsızlık. İstenç yitimi. Abuli. İstem yitimi. İrade yitimi. Abulya. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. İrade kaybı. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum.

Academic intelligence : Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka. Akademik zeka.

Academic year : İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre. Ders yılı. Eğitim öğretim yılı. Öğretim yılı. Akademik yıl.

Abnormal child : Olağandışı çocuk. Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk.

Academy of economic and commercial sciences : Ekonomi, tecim ve maliye alanlarında çalışmak isteyenleri yetiştiren, bu alanlarla ilgili sorunlar üzerinde incelemeler ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu. İktisadi ve ticari ilimler akademisi.

 

Achievement age : Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş. Başarı yaşı.

Achievement tests : Başarı testi. Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testleri.

Achromatopsia : Akromatopsi. Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu. Renk körlüğü.

Correspondence instruction synonyms : academic preparation, abstract reasoning, correspondence courses, active school, ability group, a priori knowledge, abstract intelligence, correspondence course.