Cosmopolitism türkçesi Cosmopolitism nedir

  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Evrendeşçilik.
  • Kozmopolit bir kişinin karakteri.
  • İnsanlık ulusçuluğu ve evren yurttaşlığı görüşlerini ülkü olarak benimseyen öğretilerin ve akımların genel adı.
  • Ulusal veya yerel acayipliği ve önyargıları önemsememek.
  • Kozmopolitizm.

Cosmopolitism ingilizcede ne demek, Cosmopolitism nerede nasıl kullanılır?

Cosmopolitan : Kozmopolitan. Dünyanın birçok yerine ait olan veya oraları bilen. Evrendeş. Dünyanın her tarafına ait. Çok uluslu. Sınırsız. Kozmopolit. Dünya vatandaşı. Geniş görüşlü.

Cosmopolitan species : Yerin her yanında ya da büyük kesimlerinde yaşayan, yaşamış olan bir tür. Yaygın tür.

Cosmopolitanism : Kozmopolitanizm. Kozmopolitlik.

Cosmopolitans : Dünyanın her tarafına ait. Kozmopolitan. Sınırsız. Dünyanın birçok yerine ait olan veya oraları bilen. Kozmopolit. Çok uluslu. Evrendeş. Geniş görüşlü. Dünya vatandaşı.

Cosmopolite : Dünya hakkında çok şey bilen kişi. Dünya vatandaşı. Birçok ülkeyi ziyaret etmiş olan. Kozmopolit. Dünyanın her tarafına yayılmış canlı türleri.

Cosmopolises : Kozmopolit şehir. Uluslararası önemi olan şehir. Değişik ülkelerden gelen insanların yaşadığı.

Cosmopolis : Washington eyaletinde şehir. Uluslararası önemi olan şehir. Değişik ülkelerden gelen insanların yaşadığı. Kozmopolit şehir.

 

İngilizce Cosmopolitism Türkçe anlamı, Cosmopolitism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cosmopolitism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alienation : Yabancı emek. Yabancılaşma. Devir. Yabancılaştırma. Devretme. Aralarını açma. Uzaklaşma. Bireyin çevre koşullarına aykırı düşmesi ya da kendisini başkasının gözüyle görmesi. Ötekileştirme. Dengesizlik.

Acculturation : Ekinsel yozlaşma. Kültür etkileşimleri. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Kültürel uyum. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Kültürleşme. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Çevresindeki kültürü kabullenme. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim.

Age grade : Yaş katmanı. Üyeleri, çoğunlukla da erkek üyeleri belli ve aşama-sırah yaş kümelerine ayrılan toplumlarda belli bir yaşa ulaşmış olan bireylerin oluşturduğu dirimbilimsel toplumsal katman.

Agression : Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri. Saldırı.

Age group : Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Yaş kümesi. Yaş grubu. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme. Yaş öbeği.

 

Aesthetical ideal : Belli bir kümenin, bir halkın kendine özgü sanatsal tasarımlarında yansıyan ve bireyin fiziksel, tinsel yeteneklerinin belli somut tarihsel koşullar altında gerçekleşebilecek özgür, tam ve her yönde uyumlu gelişmesine ilişkin olan ülkü. Güzelduyusal ülkü.

Age distribution : Yaş dağılımı. Bir toplum ya da toplumsal küme nüfusunun yaş kesimlerine göre dağılma oranları. Bir popülasyondaki her bir yaş grubu içerisindeki bireylerin sayısı veya oranı.

Affection : Yakınlık. Eğilim. Etkileme. Hastalık. Duygulanım. Muhabbet. Şefkat. Duygusal yakınlık. Alaka.

Acclimatation : Toplumsal kümelerin, dirimbilimsel bakımdan yeni bir ortamın iklim koşullarına uyum sağlaması süreci. İklimuyum.

Aesthetic : Estetik. Bedii. Nesnel toplumsal ilişkilerin bireyin uyumlu gelişimine, soyluyu ve alpı özgürce geliştirmesine, çirkin ve aşağılıkla savaşmasına... yardımcı olan ya da olmayan yanlarının duyusal belirişi. Güzelduyu.

Cosmopolitism synonyms : adaptive behavior, achievement motive, all round development of individual, agnation, abilities, adjustment in marriage.

Cosmopolitism ingilizce tanımı, definition of Cosmopolitism

Cosmopolitism kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The condition or character of a cosmopolite. Disregard of national or local peculiarities and prejudices.