Cosmopolite türkçesi Cosmopolite nedir

  • Birçok ülkeyi ziyaret etmiş olan.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Dünya vatandaşı.
  • Dünya hakkında çok şey bilen kişi.
  • Dünyanın her tarafına yayılmış canlı türleri.
  • Kozmopolit.

Cosmopolite ingilizcede ne demek, Cosmopolite nerede nasıl kullanılır?

Cosmopolitan : Dünyanın her tarafına ait. Sınırsız. Çok uluslu. Geniş görüşlü. Evrendeş. Kozmopolit. Kozmopolitan. Dünyanın birçok yerine ait olan veya oraları bilen. Dünya vatandaşı.

Cosmopolitan species : Yaygın tür. Yerin her yanında ya da büyük kesimlerinde yaşayan, yaşamış olan bir tür.

Cosmopolitanism : Kozmopolitanizm. Kozmopolitlik.

Cosmopolitans : Çok uluslu. Dünyanın her tarafına ait. Geniş görüşlü. Kozmopolit. Dünyanın birçok yerine ait olan veya oraları bilen. Evrendeş. Kozmopolitan. Sınırsız. Dünya vatandaşı.

Cosmopolitism : Kozmopolitizm. Evrendeşçilik. Kozmopolit bir kişinin karakteri. İnsanlık ulusçuluğu ve evren yurttaşlığı görüşlerini ülkü olarak benimseyen öğretilerin ve akımların genel adı. Ulusal veya yerel acayipliği ve önyargıları önemsememek.

Cosmopolises : Kozmopolit şehir. Uluslararası önemi olan şehir. Değişik ülkelerden gelen insanların yaşadığı.

Cosmopolis : Kozmopolit şehir. Değişik ülkelerden gelen insanların yaşadığı. Uluslararası önemi olan şehir. Washington eyaletinde şehir.

 

İngilizce Cosmopolite Türkçe anlamı, Cosmopolite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cosmopolite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvarks : Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Yerdomuzu.

Abiotic environment : Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.

 

Acacia : Akasya sakızı. Salkım ağacı. Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya. Mimoza.

Globetrotter : Seyyah. Durmadan dünyayı dolaşan kimse. Dünyayı gezen kimse. Gezgin.

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Cosmopolitans : Dünyanın her tarafına ait. Sınırsız. Geniş görüşlü. Evrendeş. Çok uluslu. Dünyanın birçok yerine ait olan veya oraları bilen. Kozmopolitan.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Borudişli. Karınca yiyen. Yer domuzu.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Cosmopolite synonyms : world traveler, abductor muscle, man of the world, a site, aardwolf, sophisticate, abo blood groups system, stateless person, citizen of the world, abramis zone, abiotic factor, a cell, a chromosome, cosmopolitan.

Cosmopolite ingilizce tanımı, definition of Cosmopolite

Cosmopolite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Cosmopolitan].