Councillorship türkçesi Councillorship nedir

  • Bir meclis üyesinin makamı veya görevi (konsey veya komite üyesi).
  • Meclis üyeliği.
  • Kurul üyeliği.
  • Konsey üyeliği.

Councillorship ingilizcede ne demek, Councillorship nerede nasıl kullanılır?

Councillors : İhtiyar heyeti üyesi. Meclis üyesi. Belediye meclisi üyesi. Komisyon üyesi. Konsey üyesi. Kurul üyesi. Encümen üyesi. Müşavir.

Town councillor : Belediye meclisi üyesi. Kasaba meclis üyesi. Kasaba konsülünün üyesi. Kasaba komitesi üyesi.

Councillor : Konsey üyesi. Komisyon üyesi. Müşavir. Belediye meclisi üyesi. İhtiyar heyeti üyesi. Encümen üyesi. Kurul üyesi. Meclis üyesi.

İngilizce Councillorship Türkçe anlamı, Councillorship eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Councillorship ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spot : Yerini saptamak. Leke. Ayırt etmek. Fark etmek. Işıldak. Peşin işlem. Alacalamak. Yerine koymak. Lekelemek. Tiyatroda kullanılan, mercekli ve aynalı, parlak ışıklı, yüksek dirençli ışıklama aygıtı. ışıldaklarla sert ya da yumuşak yöresel ışık sağlanabilir.

Place : Statü. Sorumluluk. Bir cismin durduğu, bulunduğu nokta ya da yüzey parçası. Yerleştirmek. Oturtmak. Sıra. Kim olduğunu çıkarmak. Ev. Yer. Vermek (para).

Office : Ambar. Devlet dairesi. Atölye. Yazıhane. Ofis. Bakanlık. İş. Ticarethane. Vazife. Makam.

 

Berth : Palamarla bağlamak. Rıhtıma bağlamak. Yatacak yer bulmak. Açıklık. Gemici ranzası. Yatak yer vermek. Rıhtıma yanaşmak. Görev. Yatak. Limana girmek.

Position : Hal. Taneciğin yeri, bunu veren konsayılar. İş. Oyuncuların alanda yer alış durumu. Yerleştirmek. Sav. Görüş. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, jimnastik, voleybol, veterinerlik alanlarında kullanılır. Fikir. Hayvanlardan radyolojik görüntü alınırken belirli bir organ ve bacaklar için istenen duruş biçimi. vaziyet.

Post : Posta. Postalamak. Afişe etmek. Posta ile göndermek. İlan yapıştırmak. Vazifelendirmek. Sonrası. Bildirmek. Bilgi vermek. Sonra.

Billet : Pusula. Konaklatmak (askeri terim). Baraka. Not. Yerleştirmek. Kışla. Konaklatmak. Ödev. Kütük. Konaklama yeri.

Situation : Halet. Görev. Konum. Hal. Vazife. Oyunda seyirciyi etkileyen görünüş. vaziyet. Mevki. İş. Ekmek kapısı.

Councillorship synonyms : councilorship.