Countenanced türkçesi Countenanced nedir

Countenanced ingilizcede ne demek, Countenanced nerede nasıl kullanılır?

Discountenanced : Hoşgörmemek. Utandırmak. Soğuk davranmak. Bozmak. Soğuk bakmak. Yüz vermemek. Şaşırtmak.

Give countenance to : Teşvik etmek. Desteklemek. Desteğini esirgememek. Onaylamak.

Lend countenance to : Onaylamak. Teşvik etmek. Desteklemek.

Keep somebody in countenance : Teşvik etmek. Desteklemek.

The knight of the rueful countenance : Don kişot. Acınacak haldeki şövalye.

Countenance : Onaylamak. Teşvik etmek. Uygun bulmak. Tasvip etmek. Kontrol. Yüz ifadesi. Tasvip. Surat. Yüz. Yüz vermek.

Discountenance : Utandırmak. Bozmak. Soğuk bakmak. Soğuk davranmak. Cesaretini kırmak. Hoşgörmemek. Yüz vermemek. Onaylamamak. Şaşırtmak. Tasvip etmemek.

Countenancing : Onamak. Yüz vermek. Uygun bulmak. Göz yummak. Desteklemek. Tasvip etmek. Onaylamak. Çehre. Müsamaha etmek. Teşvik etmek.

Discountenancing : Hoşgörmemek. Bozmak. Yüz vermemek. Şaşırtmak. Soğuk davranmak. Utandırmak. Soğuk bakmak.

Discountenances : Bozmak. Yüz vermemek. Utandırmak. Hoşgörmemek. Soğuk bakmak. Soğuk davranmak. Şaşırtmak.

İngilizce Countenanced Türkçe anlamı, Countenanced eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Countenanced ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assist : İmdat. Sayı yaptırma. Asiste etmek. Yardım etmek. Asistanlık yapmak. Muavenet. Yardımcı olmak. Hazır bulunmak.

Okey : Okey (onaylama, anlaşma). Tamam.

Tolerate : Takat getirmek. Tahammül etmek. Boşluk bırakmak. İdare etmek. Hoş görmek. Hazmetmek. Hoşgörmek. Tolere etmek. Acıya dayanmak.

Facial expression : Surat üzerinde okunabilen duygular. Birisinin yüzünün görünüşü. Yüz ifadesi.

Bear somebody out : Yardım etmek. Haklı göstermek.

Tolerating : Tahammül etmek. Hoşgörmek. Acıya dayanmak. Katlanmak. Tahammül etmek (organizma vb). Takat getirmek. İdare etmek. Tolere etmek.

Cathects : Canlandırmak. Gayrete getirmek. (psikoanaliz) bir başka insandaki veya fikirdeki veya nesnedeki duygusal veya zihinsel enerjiyi harcamak.

Pampering : Şımartmak. Bir dediğini iki etmemek. Şımartma. Hoş tutma.

Indorsement : Şartlı ciro. Onay. Tahdidi ciro. Ciro. Destek. Açıklama. Tasdik.

Visa : Onay. Ülkeler arasında yapılacak geziler için siyasal görevlilerce belgelere konulan geçiş özgürlüğü. Üniversite ve yüksek okullarda yarı yıl içinde yapılan sınav. Geçiş belgesi. Vize vermek. Vize.

Countenanced synonyms : okeh, poker face, o.k., visual aspect, nihil obstat, connives, visage, back up, bolster, affirm, visages, ratifies, be with, countenancing, eggler, connive, warrant, physiognomies, sanctioning, choose, cathect, cheered, endorsement, pampered, blink, tolerated, assents, tolerates, blinked, assists, cheer, afforce, emboldening.

Countenanced zıt anlamlı kelimeler, Countenanced kelime anlamı

 

Disapproval : Reddetme. Doğru bulmama. Uygun görmeme. Hoşnutsuzluk. Beğenmeme. Uygun görmeme onaylamama. Kabul etmeme. Kınama. Onaylamama.

Refuse : Reddetmek. Artık. Cerh etmek. Süprüntü. Döküntü. Geri çevirmek. Karşı koymak. İmtina etmek. Çöp. Atık.

Criminalise : Yasaklamak. Bir kimseye suçlu muamelesi yapmak (ayrıca criminalize). İllegal ilan etmek. Yasa dışı olduğunu beyan etmek. Suçlu muamelesi yapmak. Bir kimseyi suçlu duruma düşürmek. Suçlu yaratmak. Yasadışı yapmak. Suçlu ilan etmek. Yasadışı olarak duyurmak.

Countenanced antonyms : forbid, outlaw, disallow, criminalize, reject.