Counteracting türkçesi Counteracting nedir

Counteracting ingilizcede ne demek, Counteracting nerede nasıl kullanılır?

Counteraction : Karşı koyma. Karşı hareket. Etkisini yok etme.

Counteractions : Karşı koyma. Karşı hareket. Etkisini yok etme.

Counteractive : Karşı koyan. Karşı harekette bulunan. Etkisini bozan.

Counteractively : Etkisini bozarak. Etkisini bozan bir şekilde (karşıt kuvvet tarafından etkisizleştirilerek).

Counteract : Etkisini yok etmek. Etkisini gidermek. Etkisiz hale getirmek. Karşılık vermek. Önlemek. Karşı koymak. Karşı savaşmak. Gidermek. Etkisizleştirmek. Mukabele etmek.

Counteracted : Karşı koymak. Gidermek. Etkisizleştirmek. Etkisiz hale getirmek. Etkisini gidermek. Karşılık vermek. Etkisini yok etmek. Karşı savaşmak. Mukabele etmek. Önlemek.

Counteracts : Mukabele etmek. Önlemek. Etkisizleştirmek. Gidermek. Karşı savaşmak. Karşı koymak. Etkisini yok etmek. Karşılık vermek. Etkisiz hale getirmek. Etkisini gidermek.

İngilizce Counteracting Türkçe anlamı, Counteracting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Counteracting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Confronting : Zıtlaşma. Yüzleşen. Yüz yüze getirmek. Çelişen. Karşılaştırmak. Yüzleştirmek.

 

Clampdown : Önlem. Sınırlama. Resmi kısıtlama. Yasadışı faaliyetlere karşı operasyon yürütme. Yasadışı faaliyetlere karşı operasyon düzenleme.

Be dead against : Şiddetli muhalif olmak. Muhalefet etmek. Direnmek. Karşı çıkmak. Muhalif olmak.

Override : Üst üste binmek (kırık kemik). Önem vermemek. Geçersiz kılmak. Hakkını çiğnemek. Ağır basmak. Hükümsüz bırakmak. Daha önemli olmak. Umursamamak. Çiğnemek.

Forestalling : Gıda ürünlerinin bir pazardan toplanıp aynı pazara daha yüksek oranda satılması. Zorla durdurma. Önce davranmak. Önüne geçme. Engel olma. Pusu kurma. Önüne geçmek. Stoklamak. Yol kesme.

Deactivates : İşlem dışı bırakmak. Etkinliğini kaldırmak. Etkisiz kılmak. Çalışmaz duruma getirmek. Etkinliğini gidermek. Edilgenleştirmek. Durdurmak. Devre dışı bırakmak.

Deactivate : Edilgenleştirmek. Etkinliğini gidermek. Devre dışı bırakmak. Etkinliğini kaldırmak. Durdurmak. Etkisiz kılmak. Çalışmaz duruma getirmek. Edilginleştirmek.

Defang : Zararsız hale getirmek. Dişlerini sökmek veya çıkarmak. Dişlerini çıkarmak. Dişlerini sökmek (köpek, yılan, vs. den). Daha güçsüz hale getirmek. Gücünü veya kuvvetini zayıflatmak.

Antagonised : Husumete sebep olmak. Aleyhine çevirmek. Düşman etmek. Husumeti tahrik etmek. Kışkırtmak. Kızdırmak. Düşmanlığa sebep olmak. Karşı çıkmak. Önlemek (ayrıca antagonize).

Defuzes : Yatıştırmak. Patlayıcı fitilini sökmek. Patlayıcıyı etkisizleştirmek. Fitilini sökmek (patlayıcı). Patlayıcıyı etkisiz hale getirmek. Dağıtmak. Bir patlayıcıyı boşaltmak veya etkisiz hale getirmek. Tapasını çıkarmak. (ortamı) sakinleştirmek.

 

Counteracting synonyms : containment, impedient, frustrations, neutralization, frustration, cancels, avoiding, debarment, counteract, confronts, defuze, containments, defuse, antagonising, contested, detournement, blocking up, defuses, contests, confront, interdictor, contest, inhibiter, bear against, nullification, preventing, skirter, defusing, deactivated, forestallment, hindrances, circumvention, antagonise.

Counteracting zıt anlamlı kelimeler, Counteracting kelime anlamı

Inactive : Faal olmayan. Hareketsiz. Tembel. Durgun. Pasif. Kesat. İnaktif. Belirli koşullar dışında kimyasal tepkimelere ilgisiz kalan. Aktif değil. Atıl.