Couscous türkçesi Couscous nedir

  • Cuscus.
  • Kuskus.
  • Kus kus.
  • Kuzey afrika'ya özgü buğulanmış irmikle yapılan sebze ve etle servis edilen yemek.
  • Kuzey afrika'ya özgü etli bulgur pilavı benzeri yemek.

Couscous ingilizcede ne demek, Couscous nerede nasıl kullanılır?

Couse a panic : Ateşe vermek.

Couse trouble : Başına bela olmak.

Cousin : Teyze oğlu veya kızı. Hala kızı. Teyze çocuğu. Hala oğlu. Amca kızı. Amcazade. Kuzen. Akraba. Dayı oğlu veya kızı. Amca oğlu.

Cousin german : Birinci derecede kuzen. Öz kuzen.

Cousinage : Kardeş çocuğu olma durumu. Kardeş çocuğu olma. Akrabalık.

Cater cousin : Dördüncü derecede kuzen. Uzak bir akraba. Sevgili arkadaş. Birinci derece akrabaların dışında kalan kuzen. Samimi arkadaş. Uzak akraba. (arkaik) kuzen.

Cousinly : Kuzen gibi.

Cousinhood : Kardeş çocuğu olma. Kuzenler arasındaki ilişki.

Country cousin : Köylü akraba. Taşralı akraba. Taşralı kimse.

Cross cousin marriage : Hala kızıyle dayı oğlunun ya da hala oğluyle dayı kızının birbirleriyle evlenmesi a. bk. koşut yeğen evliliği. Çapraz yeğen evliliği. Akraba evliliği.

İngilizce Couscous Türkçe anlamı, Couscous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Couscous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cuscus : Sebze ve et ile servis yapılan tane çeşidi (kuzey afrika'ya özgü). Buğulanmış.

 

Dish : Atlatmak. Tabak. Yemek. Tercih. İşini bozmak. Mahvetmek. Tabağa koymak. Piliç. Servis yapmak. Oymak.

Pasta : Makarna.

Couscous synonyms : alimentary paste, kouskous.

Couscous ingilizce tanımı, definition of Couscous

Couscous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A kind of food used by the natives of Western Africa, made of millet flour with flesh, and leaves of the baobab. Called also lalo.