Couse trouble türkçesi Couse trouble nedir

  • Başına bela olmak.

Couse trouble ingilizcede ne demek, Couse trouble nerede nasıl kullanılır?

Trouble : Başını ağrıtmak. Zahmet etmek. Bulandırmak. Tedirgin etmek. Sorun. Dert etmek. Rahatsızlık vermek. Zahmet vermek. Üzülmek. Üzmek.

Couse a panic : Ateşe vermek.

A world of trouble : Çok fazla zor.

Ask for trouble : Sataşmak. İstemek. Kendi kaşınmak. Kaşınmak. Belasını aramak. Bela aramak. Aranmak.

Asked for trouble : Kendi talihsizliğine neden oldu. Belasını aradı. Kendi kendine sorunlar yarattı.

Be in trouble : Zorda olmak. Başı sıkışmak. Sıkışmak. Sıkıntıda olmak. Zorda kalmak. Başı dertte olmak. Hapı yutmak. Başına (bir) iş gelmek. Ayvayı yemek. Başı belada olmak.

İngilizce Couse trouble Türkçe anlamı, Couse trouble eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Couse trouble ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scourged : Kırbaçlamak. Kamçılanmış. Cezalandırmak. Zarar vermek. Kırbaçlanmış. Kamçılamak. Cezalandırılmış.

Afflicting : Eziyet etmek. Sarsmak. Acı vermek. Istırap vermek. Sıkıntı vermek. Kaygı vermek. Üzmek.

Afflicts : Sıkıntı vermek. Sarsmak. Eziyet etmek. Istırap vermek. Kaygı vermek. Acı vermek. Üzmek.

Scourging : Başına bela olma. Kırbaçlama. Zarar verme. Zarar vermek. Kırbaçlamak. Cezalandırmak. Cezalandırma. Kamçılama. Kamçılamak.

 

Scourges : Cezalandırmak. Kırbaçlamak. Afet. Musibet. Şiddetle cezalandırmak. Zarar vermek. Kamçı çalmak. Kamçılamak. Bela.

Afflict : Sarsmak. Sıkıntı vermek. Kaygı vermek. Acı vermek. Üzmek. Istırap vermek. Eziyet etmek.

Scourge : Cezalandırmak. Şiddetle cezalandırmak. Kamçı çalmak. Kamçı. Kırbaçlamak. Felaket. Felaket getirmek. Zarar vermek. Kırbaç.