Scourged türkçesi Scourged nedir

Scourged ingilizcede ne demek, Scourged nerede nasıl kullanılır?

Scourge : Kamçılamak. Musibet. Büyük zarar vermek. Şiddetle cezalandırmak. Kırbaçlamak. Başına bela olmak. Cezalandırmak. Felaket. Kamçı çalmak. Bela.

Scourger : Döven dayak atan kamçılayan kimse. Acımasızca cezalandıran. Dayakla cezalandıran kimse. Şiddetli bir şekilde cezalandıran kimse. Kamçılayan. Kırbaçlayan.

Scourgers : Döven dayak atan kamçılayan kimse. Acımasızca cezalandıran. Şiddetli bir şekilde cezalandıran kimse. Kamçılayan. Dayakla cezalandıran kimse. Kırbaçlayan.

Scourges : Cezalandırmak. Kamçı çalmak. Kamçılamak. Musibet. Bela. Afet. Şiddetle cezalandırmak. Zarar vermek. Başına bela olmak. Kırbaçlamak.

Scourging : Zarar verme. Kamçılama. Cezalandırmak. Başına bela olma. Zarar vermek. Başına bela olmak. Kamçılamak. Cezalandırma. Kırbaçlama. Kırbaçlamak.

Scour out : Sürterek kazımak. Temizlemek. Ovarak temizlemek.

Scoured : Bol suyla yıkanmış. Ovarak temizlemek. Acele etmek. Fırçalanmış. Ovulmuş. Koşuşturmak. Köşe bucak aramak. Fırçalamak. Ovarak temizlenmiş. Ovmak.

Scour worm : Geviş getiren hayvanlarda ishale neden olan cooperia, nematodirus, ostertagia veya trichostrongylus cinslerinde bulunan solucanlara verilen ad. İshal solucanları.

 

Scour away : Ovmak. Ovarak temizlemek.

Scour off : Ovarak temizlemek. Ovmak.

İngilizce Scourged Türkçe anlamı, Scourged eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scourged ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crime : Cinayet. Kabahat. Sabıka. Acımaya yol açacak kötü davranış. Suç. Ağır suç. Bir toplumda haksız sayılıp, yazılı-yazısız kurallarla yasaklanan ve yaptırımlara bağlanan davranış ve eylem. devletçe yasalarla tanımlanıp yaptırıma bağlanmış olan kurallara aykırı davranış. Mantıksızlık. Cinayet romanı.

Damage : Bozmak. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Değerini düşürmek. Hasar. Zedelemek. Bir malda kırılma, dökülme, bozulma gibi istek dışı nedenlerle ortaya çıkan zarar. Zarar. Ziyan. Zarara sokmak.

Afflicts : Sıkıntı vermek. Istırap vermek. Acı vermek. Kaygı vermek. Sarsmak. Üzmek. Eziyet etmek.

Flogs : Dayak atmak. Satmak. Dövmek. Kanunsuz satmak. Çok uğraşmak.

Flagellum : Flagellum. Flajel. Kamçıya benzer parça (biyoloji terimi). Tırmanıcılar veya koşucular. Bakteri vücudundan çıkan çok ince, uzun, dalgalı, kamçı biçiminde ve flagellin adı verilen proteinden yapılmış hareket organeli, flagella. birçok protozoonda hareket organeli olarak görev yapan uzun hareketli, kırbaç biçiminde, hücre hareketinden sorumlu organel, flagellum. Kırbaç. Sarmaşıklar (botanik terimi). Flagella. Kamçı.

Be charged : Ücretlendirilmek. Şarj olmak. Memur olmak. Cezası kesinleşmek.

 

Censure : Tekdir. Azar. Kınama. Sertçe eleştirmek. Kınamak. Tektir etmek. Suçlamak. Tenkit etmek. Eleştirmek.

Scourging : Cezalandırma. Kamçılama. Başına bela olma. Zarar verme. Kırbaçlama.

Encroached : Yavaşça veya gizlice tecavüz edilmiş (hak, mülk). Tecavüz etmek. El uzatılmış. Kötüye kullanmak. Sokulmak. Gaspedilmiş. Gizlice saldırılmış.

Whipped : Mağlup edilmiş. Kırbaç vurulmuş. Kırbaç yemiş. Yenik. Dövülmüş (yumurta, kaymak, krema vs gibi). Mağlup. Yenilmiş. Köpüklendirilerek çırpılmış.

Scourged synonyms : endamage, disserve, cause a loss, chastened, encroaching, lash, flagellating, castigated, disadvantage, eroded, horsewhipping, cut, flog, give one the stick, scourges, lashed, bring damage, birch, corrects, do a disservice, horsed, cop it, castigates, horse, punished, came down on, kurbash, afflict, flagellate, encroaches, couse trouble, colt, horsewhip.

Scourged zıt anlamlı kelimeler, Scourged kelime anlamı

New : Yeni. Patlayıcı kullanılmadan yapılan savaş. Gıcır. Turfanda. Savaş silahı olarak kullanılan biyolojik ve veya veya tüksek teknoloji ürünü virüsler. Değişik. Yeni tarihli. Yaş. Taze. Yeni olarak.

Loved : Sevilen. Aşık. Sevgili.