Covered türkçesi Covered nedir

Covered ile ilgili cümleler

English: A fresh layer of snow covered the street.
Turkish: Taze bir kar tabakası caddeyi kapladı.

English: A total solar eclipse, or a complete blocking out of the Sun's light, can only be seen by those who live in the area covered by the umbra. People who live in the area of the Earth covered by the penumbra will see a partial eclipse.
Turkish: Güneş tutulması ya da güneşin ışığını tam engelleme, güneş lekesinin karanlık ortasıyla kaplanmış alanda yaşayanlar tarafından görülür. Yarı gölge tarafından kaplanmış dünya alanında yaşayan insanlar bir kısmi tutulma görecektir.

English: Ali came back home covered in mud.
Turkish: Ali çamurla kaplanmış şekilde eve geri döndü.

English: Ali came home covered with mud.
Turkish: Ali eve çamurla kaplı geldi.

English: Ali covered his ears.
Turkish: Ali kulaklarını kapattı.

Covered ingilizcede ne demek, Covered nerede nasıl kullanılır?

Covered drain : Kapalı dren.

Covered gasket : Kapak contası. Kapalı conta. Kılıflı conta.

Covered interest arbitrage : İki ülke ya da iki farklı para birimi arasında faiz oranı farklılıklarından yararlanmak amacıyla yapılan sermaye hareketlerinde vadeli döviz kuru piyasasında alım işlemi yapılarak döviz kuru riskinin ortadan kaldırılması durumunda elde edilen kazanç. krş. güvencesiz faiz arakazancı, takas 3. Güvenceli faiz arbitrajı. Güvenceli faiz arakazancı.

 

Covered interest rate : Örtülü faiz oranı. Dövizin nominal faiz oranına gelecekte döviz kurunda meydana gelebilecek yüzde değişimin eklenmesiyle bulunan faiz oranı.

Covered interest rate arbitrage : İki ülke ya da iki farklı para birimi arasında faiz oranı farklılıklarından yararlanmak amacıyla yapılan sermaye hareketlerinde vadeli döviz kuru piyasasında alım işlemi yapılarak döviz kuru riskinin ortadan kaldırılması durumunda elde edilen kazanç. krş. güvencesiz faiz arakazancı, takas 3. Güvenceli faiz arakazancı.

Covered up : Saklamak. Bir şeyi tamamen örtmek. Bulandırmak. Gizlemek. Örtmek. Kılık değiştirmek. Örtbas etmek. Örtülü. Örtülmüş. Gizli tutmak.

Covered stadium : Kapalı stadyum.

Covered with snow : Karlı. Kar kaplı.

Covered interest rate parity : Vadeleri, ödeme koşulları birbirine benzeyen ancak para birimleri farklı olan iki varlık arasındaki faiz oranları farkının, söz konusu paraların vadeli işlemler piyasasındaki iskonto veya prim oranına eşit olması. Örtülü faiz oranı değerdeşliği.

Covered wholesale market : Toptancıların bulunduğu hal. Toptancı hali.

İngilizce Covered Türkçe anlamı, Covered eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Covered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Esoterical : Anlaşılması zor. Hususi. Belirli bir grup tarafından anlaşılan veya onlara hitap eden. Mektum. Gizli. Özel.

 

Inward : İçeride bulunan. Ruh hali. Manevi. İçeriye doğru. İç kısım. Ruhsal. İçe doğru. Derinlemesine. İç.

Enc : Çevrelenmiş. İlişik. Kuşatılmış. Ekli.

Mossy : Yosunlu. Yosun tutmuş.

Girted : Çatı kiriş mesnedi. Çevre ölçüsü. Çevresini ölçmek. Bağlama tahtası. Kuşatmak. Bağlama kalası. Sarmak. Daire çevresi.

Paved : Asfaltla kaplı. Asfaltlanmış. Taşla döşenmiş.

Sacured : Toplumsal güvenceler kurumuna göre güvenceli sayılan kişi.

Backhanded : Elin tersi öne doğru olduğu halde yapılan. Elin tersiyle yapılan vuruş. Belirsiz. Sinsice. İki anlamlı. Sola yatık (yazı). Elin tersiyle yapılan. Elin tersiyle yapılan (vuruş). Sola yatık yazı.

Embedded : Sıkıca yerleştirilmiş. İliştirilmiş. Gömülü. Gömük. Yerleşmiş. İçine yerleştirilmiş. Ankastre. Yataklanmış. Saklanmış.

Wreathed : Çelenkle süslendirdi. Taçla dekore etti. Burulmuş. Burma. Taçlandırdı. Çevreledi.

Covered synonyms : snow clad, mud beplastered, cloaked, moon splashed, sun drenched, drenched in, dust covered, thickspread, crustlike, arillate, ariled, white, collapsed, covering, coverings, in petto, fail proof, closed, cryptic, hidden, tiled, cloudiest, cliquy, embosomed, contorted, enveloped, arcane, sealed, impounded, cliquey, hushhush, crypto, yellow.

Covered zıt anlamlı kelimeler, Covered kelime anlamı

Bare : Çıplak. Açmak. Yalın. Süssüz. Açılmak. Açık. Açığa vurmak. Açığa çıkartmak. Gözle görülür hale getirmek. Boş.

Clear : Bir ya da birden çok bellek yerinin genellikle sıfır ya da boşluk damgası ile gösterilen, belirli bir duruma getirilmesi. Tahliye etmek. Tamamen. Belirgin. Işık tutmak. Silmek. Uzakta. Net. İçerdiği taneciklerin çok küçük olmaları nedeniyle içinden geçen ışığın saçılmadığı çözeltilerin niteliği. Belgin.

Covered ingilizce tanımı, definition of Covered

Covered kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Under cover. Not exposed. Sheltered. Screened. Hidden.