Covered interest rate parity türkçesi Covered interest rate parity nedir
- Vadeleri, ödeme koşulları birbirine benzeyen ancak para birimleri farklı olan iki varlık arasındaki faiz oranları farkının, söz konusu paraların vadeli işlemler piyasasındaki iskonto veya prim oranına eşit olması.
- Örtülü faiz oranı değerdeşliği.
- İktisat alanında kullanılır.
Covered interest rate parity ingilizcede ne demek, Covered interest rate parity nerede nasıl kullanılır?
Covered : Kaplanmış. Kapatılmış. Kaplı. Güvenceli. Kapaklı. Sarılı. Kaplama. Örtülü. Kapalı. Saklı.
Interest : Menfaat. İlgisini çekmek. İstek uyandırmak. Bireylerin, toplumsal kümelerin ve tarihsel toplulukların özdeksel ve tinsel gereksinmelerini karşılayacağına inandıkları kişi ya da şeylerle ilişkisi; bireylerin, bu gereksinmelerini yansıtan amaçlı düşünce ve eylem yönelimleri. Sarmak. İlgi. Ödünç verdiği paradan ötürü alacaklının borçludan sağlayacağı gelir. İkna etmek. Alaka. Üretim faktörlerinden sermayenin getirisi. fon istem ve sunumunun karşılaşması sonucu oluşmuş fon fiyatı.
Rate : Sayılmak. Hak etmek. Farzetmek. Düzenleme, sıra yöntem, çeşit. Bir borcun belirli bir sürede ödenebilmesi için verilmesi gerekli bölümlerinden her biri. bir nesnenin parça parça yapılması. Belli bir zaman aralığı içindeki nicel bir değişmenin başlangıç değerine göre oransal anlatımı, bk. göreli hız. Bk. vergi oranı. Değer biçmek. Addetmek. Hız.
Parity : Müsavat. Tam eşitlik. Nesneler ile ayna görüntülerinin bakışımlılık özellikleriyle ilgili bir kavram. Değerdeşlik. Birbiriyle karşılaştırılabilir ya da birbirine dönüştürülebilir değerlerin eşitliği, bk. dönüştürme. Eşitlik. Eşlem. Parite. Eşlik. Değer ya da miktarda eşitlik farklı piyasalardaki mal ve hizmetlerin fiyatlarındaki eşitlik bk. döviz kuru.
Covered interest rate : Örtülü faiz oranı. Dövizin nominal faiz oranına gelecekte döviz kurunda meydana gelebilecek yüzde değişimin eklenmesiyle bulunan faiz oranı.
Interest rate parity theory : Faiz değerdeşliği kuramı. Faiz paritesi teorisi. İki ülke arasında ya da iki farklı para birimi arasında faiz oranı farklılıklarının vadeli döviz kurunun prim ve iskontosuna eşit olacağını ileri süren kuram.
Covered interest rate arbitrage : İki ülke ya da iki farklı para birimi arasında faiz oranı farklılıklarından yararlanmak amacıyla yapılan sermaye hareketlerinde vadeli döviz kuru piyasasında alım işlemi yapılarak döviz kuru riskinin ortadan kaldırılması durumunda elde edilen kazanç. krş. güvencesiz faiz arakazancı, takas 3. Güvenceli faiz arakazancı.
Covered interest arbitrage : Güvenceli faiz arakazancı. İki ülke ya da iki farklı para birimi arasında faiz oranı farklılıklarından yararlanmak amacıyla yapılan sermaye hareketlerinde vadeli döviz kuru piyasasında alım işlemi yapılarak döviz kuru riskinin ortadan kaldırılması durumunda elde edilen kazanç. krş. güvencesiz faiz arakazancı, takas 3. Güvenceli faiz arbitrajı.
The theory of interest rate parity : Faiz oranları değerdeşliği kuramı. Sermaye hareketlerinin serbest olması koşuluyla, iki ülkedeki aynı risk ve vadeye sahip borç senetleri faiz oranları arasındaki farkın, işlem maliyetleri dışında, döviz kurlarındaki değişmelerle karşılanarak eşitleneceğini öngören kuram.
İngilizce Covered interest rate parity Türkçe anlamı, Covered interest rate parity eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Covered interest rate parity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.
Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
Covered interest rate parity synonyms : a pass through certificate, a group shares, a change in individual demand, a type mutual funds, a change in supply, abnormal budget receipts.

Bu kısımda Covered interest rate parity kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Covered interest rate parity ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Covered interest rate parity anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Covered interest rate parity ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.