Covets türkçesi Covets nedir

  • Gıpta etmek.
  • Gözü kalmak.
  • İmrenmek.
  • Tamah etmek.
  • Şiddetle arzu etmek.
  • İstemek.
  • Göz dikmek.
  • Göz koymak.
  • Çok istemek.

Covets ingilizcede ne demek, Covets nerede nasıl kullanılır?

All covet all lose : Her şeyi kaybeder. Her şeye sahip olmak isteyen herkes. Çok isteyen. Her şeyi kaybedecektir.

Thou shalt not covet : - için arzu duymayacaksın. İmrenmeyeceksin. İstemeyeceksin. Arzulamayacaksın. Gıpta etmeyeceksin.

Covet : Gıpta etmek. İmrenmek. Şiddetle arzu etmek. Göz koymak. Göz dikmek. Gözü kalmak. Tamah etmek. İstemek. Çok istemek.

Covetable : Çok istenen. Arzu edilen.

Coveting : Hasretle bekleme. Çok istemek. Gözü kalmak. Aşırı arzu. Tamah etmek. Gıpta etmek. Göz koymak. Gıpta etme. Şiddetle arzu etmek. İstemek.

Coven : Cadılar meclisi. Cadılar toplantısı.

Covetousness : Tamahkarlık. Haset. Hırslı olma. Hırslılık. Açgözlülük. Aç gözlülük. Harislik.

Covetous : Açgözlü. Mal canlısı. Aç. İstekli. Hırslı. Haris. Aç gözlü.

Coved : Kemerli. Çukur. Kemer ile inşa edilmiş.

Cove : Barınak. Dik yamaçlarla çevrili vadi. Ahbap. Kemer oluşturmak. Kemer. Kovuk haline getirmek. Kovuk. Koy. Koyak. Kovuk oymak.

İngilizce Covets Türkçe anlamı, Covets eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Covets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

View with a jaundiced eye : Öküz altında buzağı aramak. Kıskançlık sergilemek. Kıskanç bir gözle bakmak. Kıskanmak.

Beg : Sadaka istemek. Sustaya kalkmak. Dilemek. Arka ayakları üzerinde durmak. Rica etmek. Sakınmak. Kaçınmak. Dilenmek. İstirhamda bulunmak.

Foil : Metal yaprak. Folyo. İşini bozmak. Meç. İtmek. Önlemek. Yaldız kağıdı. Varak. Set çekmek. Kıyas edilen örnek.

Block out : Üzerinde oynamak (fotoğraf vb). Kötü bir olayı zihinden uzaklaştırmak. Zihinden uzaklaştırmak. Görmezden gelmek. Akıldan çıkarmak. Girmesini engellemek. Bloke etmek. Doldurma. Taslak yapmak.

Apply : Sürmek. Uygun düşmek. Müracaatta bulunmak. Başvuruda bulunmak. Kendini vermek. Yaymak. Aletleri kullanmak. Uygun olmak. İlgili olmak.

Adjured : Yalvarmak. Yeminle istemek. Yalvara yakara istemek. Rica etmek.

Begrudge : İçine oturmak. Kıskanmak. Çekememek. Fazla görmek (bir şeyi birine). Çok görmek. İstemeyerek yapmak. Kaçınmak. Esirgemek. İstemeyerek vermek.

Blinker : At gözlüğü. Atın göz siperi. Yanıp sönen sinyal lambası (devamlı). Göz. Flaş lambası. Pırıldak. Çakar söner ışık. Flaşör. İşaret lambası. İşaret lambası (aut.).

Wash : Aşındırmak. Çamaşırhane. Fotoğraf plaklarını belirtici yıkmadan sonra suyla temizlemek. Çamaşır yıkama yeri. İnce boya tabakasıyla kaplamak. Yıpranmadan yıkanabilir olmak. Yıkanacak çamaşırlar. Taşımak (sular). İnandırmak.

Covets synonyms : theologise, beplaster, mound over, plank over, plaster over, be anxious to, tile, ask for, cloak, jacket, hood, canopy, emulate, surface, put on, desires, whiteout, do by, asks, grass, encompass, brush, wax, crepe, drape, enwrap, mulch, butter, adjure, parcel, gravel, embrace, roof.

 

Covets zıt anlamlı kelimeler, Covets kelime anlamı

Uncover : Örtüsünü açmak. Üstünü açmak. Açmak (örtü, kapak vb). Meydana çıkarmak. Açmak. Deşifre etmek. Ortaya çıkarmak. Örtüsünü kaldırmak. Su yüzüne çıkarmak. Şapka çıkarmak.

Unmask : Maskesi düşmek. Maskesini düşürmek. Açmak. Foyasını çıkarmak. Gerçek yüzünü görmek. Maskesini çıkarmak. Maskesini indirmek. Maskesini çıkartmak. Foyasını ortaya çıkarmak. Gerçek kişiliğini ortaya çıkarmak.

Fall short of : Aşağı kalmak. Beklentileri karşılamamak. Yetmemek. Beklentileri karşılayamamak. Eksik gelmek. Yetişmemek. Yeterli olmamak. Yetersiz kalmak. Bekleneni verememek. Az gelmek.