Coved türkçesi Coved nedir

Coved ingilizcede ne demek, Coved nerede nasıl kullanılır?

Cove : Koy. Kovuk. Ahbap. Sığınak. Kovuk haline getirmek. Kemer. Barınak. Körfez. Kovuk oymak. Körfezcik.

Covelline : Bakır mavisi. Kovellin. Kovelin. Kovelit.

Coven : Cadılar meclisi. Cadılar toplantısı.

Covenant : Antlaşma. Uzlaşmak. Sözleşme. Vaat etmek. Mukavele yapmak. Sözleşme yapmak. Vadetmek. Söz vermek. Ahdetmek. Tüzük.

Covenant of the league of nations : Milletler cemiyeti'nin ilke ve amaçlarının belirtildiği anayasa. Milletler cemiyeti sözleşmesi.

Covens : Cadılar meclisi. Cadılar toplantısı.

Covenanters : Yazılı taahhütte bulunan kimse. Sözleşme yapan kimse.

Coventrate : Tek bir hava akını ile bütün şehri yok etmek.

Covenanted employee : Sözleşmeli çalışan.

Covenantor : Taahhüt eden kimse. Vaatte bulunan kimse. Taahhüt eden. Anlaşma sağlayan kimse.

İngilizce Coved Türkçe anlamı, Coved eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Coved ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Envelop : Kapatmak. Sarmak. Örtmek. Sarmalamak. Kaplamak.

Parcel : Ptt kolisi. Parsel. Toplu miktar. Paket. Ptt ile gönderilen paket. Parsellemek. Arazi parçası. Koli. Bölmek.

Flake : Gitar, madencilik alanlarında kullanılır. Kar taneciği. Tanecik. Acayip tip. Tane. İnce parça. Kavlamak. Yıldız kesimli kereste yüzeyinde rastlanan; damarlara dik açılı, ince, istikrarsız ve kesik kesik hareler. Kuşbaşı parça. Pul pul olmak.

 

Dimple : Gamzesini göstermek. Yanak. Çukur oluşturmak. Gamze. Dimfle. Gamzesi çıkmak. Çene çukuru. Çukurlaşmak.

Recover : Kurtulmak. Kendine gelmek. Kılıcı geri çekmek. Huk.tazmin ettirmek. Yeniden ele geçirmek. Geri kazanmak. Yerine gelmek. Davayı kazanmak. Düzelmek. Yeniden elde etmek.

Mask : Örtü. Yüze takılan, kimi zaman da tüm gövdeyi kaplayan; ataları, tanrıları, doğaüstü yaratıkları, ölüleri, hayvanları canlandıran; ağaçtan, otlardan, kumaşlardan vb. yapılan, şaşırtıcı ve etkileyici yüz kalıbı. Gizlemek. Bilgisayar, bilişim, eskrim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Maske ile örtmek. Bir saydam resmin zedelenmesini önlemek ve saydam resim göstericisinde kolaylıkla kullanılmasını sağlamak amacıyla, ortasına yerleştirildiği mukavva ya da yoğruktan çerçeve. Kılıçoyunu vuruşma ve yarışmalarında başı ve yüzü korumak için takılan, önü örgülü çelik telden, üstü yanları ve çenealtı bölümü deri, kösele, ya da plastikten yapılmış bir korunma aracı. Tel başlık. Oyuncunun insancıl anlatımını kapatmak ya da oyuncuyla seyirci arasında güzelduyusal uzaklığı elde etmekte kullanılan ve çeşitli gereçten yapılan surat.. Maske.

Wax : Büyümek. Ağda yapmak. -leşmek. Parafinlemek. Balmumu sürmek. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Haline gelmek. Ağda. Balmumu. Kulak kiri.

Straw : Ekin sapı. Pipet. Saz. Olgunlaşmış otsu bitkilerden tohum ayrıldıktan sonra kalan ürünün öğütülmüşü, materyalin kaynağı ürünün öğütülmüşü. Kukla. Zerre. Kamış. Hasır. Hasır işi.

 

Steel : Çakmak. Çelik. Çeliklemek. Katılaştırmak. Demirin, karbon ve % 2'ye değin başka öğelerle oluşturduğu yüksek dayançlı alaşımların genel adı. Sertleştirmek. Çelik kaplamak. Hazırlamak. Çelik gibi yapmak.

Canopy : Kubbe. Tente. Gölgelemek. Kanopi. Örtü. Paraşüt. Kaplamak. Gölgelik. Gök kubbe. Örtmek.

Coved synonyms : beplaster, plaster over, live up to, mound over, plank over, face, wash, aluminise, spread over, apply, acetabular, blinker, cloak, block out, cambered, smother, feather, crater, concave, frost, cowl, spread, veneer, vaulted, crape, sheet, bank, dibhole, grass, white out, whiteout, cavities, belted.

Coved zıt anlamlı kelimeler, Coved kelime anlamı

Uncover : Örtüsünü açmak. Açmak. Açmak (örtü, kapak vb). Ortaya çıkarmak. Meydana çıkarmak. Örtüsünü ya da kapağını açmak. Üstünü açmak. Ortaya çıkmasını sağlamak. Örtüsünü kaldırmak. Su yüzüne çıkarmak.

Unmask : Foyasını ortaya çıkarmak. Açmak. Gerçek kişiliğini ortaya çıkarmak. Gerçek yüzünü görmek. Maskesi düşmek. Foyasını meydana çıkarmak. Maskesini çıkarmak. Maskesini indirmek. Maskesini düşürmek. Foyasını çıkarmak.

Fall short of : Yetişmemek. Beklentileri karşılayamamak. Yeterli olmamak. Eksik gelmek. Aşağı kalmak. Az gelmek. Beklentileri karşılamamak. Umduğu gibi çıkmamak. Yetmemek. Tükenmek.