Covirus türkçesi Covirus nedir
- Bazı bitki virüslerinde görüldüğü gibi bir enfeksiyonun başlangıç safhasında bir arada bulunan iki ya da daha fazla viral partikül.
- Kovirüs.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Covirus ingilizcede ne demek, Covirus nerede nasıl kullanılır?
Circoviruses : Sirkovirüsler. Domuz sirkovirüs virüsü, kanatlıların anemi enfeksiyozu ve güvercin sirkovirüslerinin yer aldığı, 17-24 nm çapında, parvovirüsler gibi sentez evresindeki hücrelerin çekirdeklerinde çoğalan, en küçük patojen dna virüs ailesi, circoviridae.
Oncoviruses : Retrovirüslere dahil bir grup virüs. Onkovirüsler.
Circoviridea : Circoviridea. Sirkovirüsler.
Covin : Hileli itilaf. Gizli ittifak. Komplo. Anlaşma. Dolap.
Coving : Kemer oluşturmak. Çıkma. Kubbelenme. Sundurma.
Scoville : Wilber l. scoville (1865-1942). Bir soyadı. 1912 yılında kırmızı biberin acı derecesini ölçmek için bir yöntem geliştiren abd'li kimyacı.
Covalences : Kovalent bağ. Kovalans. Değerdeşlik.
Covalent bond : İki karşıt dönülü eksiciğin, iki öğecik arasında eşit paylaşılmasından oluşan kimyasal bağ. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ortak bağ. Elektronların iki atom tarafından ortaklaşa kullanılmasıyla oluşan ve koparılması için 50-110 kcal/mol enerji gereken kuvvetli kimyasal bağ. Ortaklaşım bağı. Ortak değerlikli bağ. Kovalent bağ. Paylaşılmış elektronlardan oluşmuş olan kimyasal bağ. Değerdeş bağ. İki atomun bir çift elektronu paylaşmasıyla oluşan bağ.
Covalent : Değerdeş. Ortak. Kovalent. Elektron paylaşımına ait veya ilgili (kimya). Ortak bağlı. Ortak bağ. Ortak değerlikli. Eşdeğerli.
Covings : Kubbelenme. Kemer oluşturmak. Çıkma. Sundurma.
İngilizce Covirus Türkçe anlamı, Covirus eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Covirus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aardvarks : Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
Acacia : Salkım ağacı. Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Akasya. Mimoza.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.
A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Covirus synonyms : plant virus, micro organism, myxoma virus, infectious agent, tumor virus, arborvirus, infective agent, slow virus, variola virus, smallpox virus, animal virus, microorganism, phage, a protein, abambulacral area, abacus bodies, aardvark, bacteriophage, abductor muscle, arbovirus, abiotic environment, vector.
Covirus zıt anlamlı kelimeler, Covirus kelime anlamı
Scarce : Sınırlı. Az. Zoraki. Nadir. Zor bulunur. Seyrek. Eksik. Az bulunur. Kıt.

Bu kısımda Covirus kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Covirus ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Covirus anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Covirus ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.