Crap türkçesi Crap nedir

Crap ile ilgili cümleler

English: Stop listening to this crappy music.
Turkish: Bu berbat müziği dinlemeyi kes.

English: Your crap stubbornness makes people sick.
Turkish: Senin bok inatçılığın insanları hasta ediyor.

English: What's all this crap?
Turkish: Bütün bu saçmalık da ne?

English: What kind of crapola is this?
Turkish: Bu ne tür bir saçmalık?

English: Would you cut that crap out? I'm not in the mood for fun and games.
Turkish: Şu zırvayı keser misin? Oyun ve eğlence için havamda değilim.

Crap ingilizcede ne demek, Crap nerede nasıl kullanılır?

Crap out : Ölmek. Mortoyu çekmek. Defetmek. İşe yaramaz şeyleri çıkarmak. Gebermek. Bozulmak.

Have a crap : Sıçmak.

Take a crap : Sıçmak.

Crapaudine : Mil yuvası.

Crape : Krep. Mor. Krepon kumaş. Kreplemek. Krap. Bürümcük. Krepon. Matem tülü.

Craped : Krep ile kaplanmış. Kreplenmiş.

Crappiest : Boktan. Berbat. Rezil. Bombok.

Crappiness : Değersizlik. Bayağılık. Müstehcenlik.

Crapes : Bürümcük. Krap. Kreplemek. Mor. Krepon kumaş. Matem tülü. Krep. Krepon.

Crappers : (kaba argo) hela. Banyo. Tuvalet. Lavabo.

İngilizce Crap Türkçe anlamı, Crap eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Crap ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Garbage : Anlamsız veri. Atılmış olan bir şey. Atık. İşe yaramaz şey. Atık veri. Boş laf. Döküntü.

Bilge : Karina. Şiş. Fıçı karnı. Herze. Aptalca konuşma. Sintine suyu. Sintine. Şişmek.

Blague : Böbürlenme. Yalan dolan. Övünme.

Bunked : Sıvışmak. Kuşet. Tabanları yağlamak. Yatakta yatmak. Tüymek. Palavra. Asmak (dersleri). Kaçmak. Ranzada yatmak.

Asshole : Göt deliği. Büzük. Dangalak. İbne. Kıç deliği. Anüs. Puşt. İt herif. Salak.

Bric a brac : Ufak süslemeler. Ufak süs eşyaları. Biblolar. Antikalar.

Bullshit : Deli saçması. Bok (argo terim). Saçmalamak. Saçma!. Boş şey. Boş laf. Saçma. Palavra sıkmak. Hassiktir!.

Doodads : Zımbırtı. Adı anımsanmayan şey. Zamazingo. Şey. Biblo.

Trucks : Yük vagonu. İlişki. Değiş tokuş. Trampa. Direk şapkası (gemi). El arabası. Takas. Bostan sebzesi. Pılı pırtı.

Contamination : Yabancı kayaçların magma içinde katılaşması. Yabancı özdeklerin katılmasıyla bir ortamın arılığını yitirmesi. Biyoloji, kimya, nükleer enerji, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Kirlilik. Kontaminasyon. Bulaştırma. Bir mikrobun, hastalığın ya da bir bakteri veya virüsün diğer bir canlıya dağılması. kontaminasyon. Kirletme. Enfekte olma. Yabancı madde etkisiyle kirlenme veya saflığını kaybetme, enfekte olma, kontaminasyon, hlk. arız olma. yemin doğal yapısında bulunmadığı halde işlem sırasında veya daha sonra zehirli maddeler, yabancı ot tohumları, böcek ve diğer yabancı maddelerin yeme karışması. hasta veya ölmüş hayvanlardan alınan marazi maddelerin veya bu marazi maddelerden elde edilen kültürlerin tesadüfen başka mikroplarla bulaşabilmesi.

 

Crap synonyms : dogshit, take a shit, irish bull, horseshit, ca ca, relieve oneself, dead wood, abracadabra, absurdities, rot, bilgewater, eliminate, dreg, piddle, blether, rubbish, drecks, chip, make water, sweeps, urinate, junk, farrago, rubbishing, absurdness, candle end, crapped, pass water, blather, bunks, duff, dejections, bunk.

Crap ingilizce tanımı, definition of Crap

Crap kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : In the game of craps, a first throw of the dice in which the total is two, three, or twelve, in which case the caster loses.