Creature türkçesi Creature nedir
Creature ile ilgili cümleler
English: A strange marine creature was found recently.
Turkish: Son zamanlarda tuhaf bir deniz yaratığı bulundu.
English: Are you a creature of habit?
Turkish: Sen alışkanlıklarından vazgeçemeyen birimisin?
English: Every creature is a word of God.
Turkish: Her mahlukat, Allah'ın bir ayetidir.
English: Ali says that he's a creature of habit.
Turkish: Ali onun her zaman aynı şeyleri yaptığını söylüyor.
English: A dragon is a creature of fancy.
Turkish: Bir ejderha hayali bir yaratıktır.
Creature ingilizcede ne demek, Creature nerede nasıl kullanılır?
Creature comforts : Bedenin rahatını sağlayan şeyler. Refah.
Fellow creature : Türdeş. Hemcins.
Microscopic creature : Mikroskobik canlı.
Creaturely : Yaratık gibi.
Creatures : Alet olan kimse. Varlık. Yaratık. Yaratıklar. Kul.
Create a furor : Sansasyon yaratmak.
Create a copy : Kopya yarat. Kopya oluştur.
All creatures : Tüm canlılar.
Create : Yaratmak. Peyda etmek. Meydana getirmek. Neden olmak. Oluşturmak. İcra-i sanat etmek. Düşmek. -e yol açmak. Yetki vermek.
Fellow creatures : Dost canlılar. Diğer insanlar. Benzer varlıklar. Benzer veya akraba insanlar. Hemcins. Diğer yaşayan şeyler. Diğer hayvanlar. Diğer canlılar.
İngilizce Creature Türkçe anlamı, Creature eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Creature ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Domesticated animal : Evcilleştirilmiş hayvan.
Esse : Var olma. Olma. Varoluş. Yaratılış (latince). Hayat.
Invertebrate : Omurgasızlar. Dayanıksız. Omurgasız hayvan. İradesiz. İnvertebrat. Zayıf. Omurgasız. Mukavemetsiz.
Extra terrestrial : Başka bir gezegenden gelen canlı. Dünya dışı canlı.
Head : Başkan. Beyni ve duyu organlarını taşıyan vücut parçası. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan en ön bölgesi. herhangi bir hayvanın bu bölgeye karşılık olan yapısı. sefal, kafa. 3.bakteriyofajlarda ikozahedral şekilli, dna içeren kısmı. 4.miyozinin bir parçası. fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı. spermlerde haploit çekirdeğin bulunduğu kısmı. Yollanmak. Çekicin demir, pirinç ya da pirinçten daha sert bir özdekten yapılmış, madensel dolgulu yuvar biçiminde baş bölümü. Baş ile ilgili. Kafa. Elektrik ya da akustik dalgaları saptayan ya da okuyan, özellikle ses aygıtlarında, mıknatıslı görüntü aygıtlarında ses ve görüntüyü saptama ve okuma işini gerçekleştiren değiştirgeç. Atletizm, bilgisayar, biyoloji, jimnastik, madencilik, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Baştaki.
Pureblood : Safkan. Soylu.
Slave : Esir etme. Köle yapmak. Irgat gibi çalışmak. İktisat, tarih alanlarında kullanılır. Eşek gibi çalışmak. Bir mal gibi alınıp satılan, kişisel hakları bulunmayan ve kendi tükettiğinden daha fazlasını üreterek artık ürün yaratan kişi. Cariye. Savaşta tutsak alınan, yabancı ülkelerden zorla kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan ya da başkasından satın alınan erkeklere verilen ad.
Habitat : Yetişme ortamı. Vatan. Bir bitki ya da hayvanın çöl, deniz kıyısı vb. gibi doğal olarak yaşadığı ve geliştiği yer. Doğal ortam. Bir hayvan ya da bitkinin yetiştiği doğal ortam. İnsanla onun yarattığı kültürün coğrafyasal ve yaşambilimsel dış çevresi, bk. kültür, insan coğrafyası, çevresel kültür, ikincil çevre, çevresel saptamacılık. Bir canlı türünü ya da canlı birliklerini barındıran ve kendine özgü özellikler gösteren yaşama ortamı. Bir şeyin doğal yeri. Yerleşim çevresi. Habitat.
Purebred : Safkan hayvan. Cins. Soylu. Safkan. Aynı genetik ırk veya gruba ait erkek ve dişi hayvanların birleştirilmesiyle elde edilen hayvan. Saf ırk. Arıkan.
Scavenger : Yitirgen. Katışkı tutucu. Özellikle zincirleme tepkimelerde, kökçeleri yitirip tepkime dışı ederek tepkime hızını düşüren özdek. Leş yiyen (kuş). Çöpleri karıştırarak işe yarayacak şeyler arayan kimse. Çöpleri karıştıran kimse. Leşle beslenen hayvan. Leş yiyen hayvan. Leşçil hayvan. Çöp karıştıran kimse.
Creature synonyms : kingdom animalia, molter, sea animal, animalia, homotherm, pleurodont, range animal, sea creature, creepy crawly, marine creature, migrator, moulter, animate being, work animal, helot, conceptus, critters, someone, young, stunt, homos, darter, larva, human being, soul, hominids, predator, omnivore, bondmen, hexapod, vassals, thing, flesh and blood.
Creature zıt anlamlı kelimeler, Creature kelime anlamı
Male : Erkek fiş. Erkek. Spermatozoonları meydana getirecek üreme sistemine sahip olan organizma. Eril. Bay.
Female : Dişil. Bayan atlet. Atletizmi uğraş edinip, dallarındaki bayanlar arası yarışlara katılan sporcu. Kancık. Bayan. Dişi. Yavru doğuran, yumurta hücresi üreten organizma. eşeyli üremede erkeğin eşi, femina. hlk. deri üzerinde serpili olarak çıkan siğiller. Kadın. Kadınlara ait. Dişilere ilişkin.
Creature ingilizce tanımı, definition of Creature
Creature kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A man. An animal. Anything not self-existent. Especially, any being created with life. Anything created.

Bu kısımda Creature kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Creature ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Creature anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Creature ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.