Credit control türkçesi Credit control nedir

  • Kredi denetimi.
  • Para yetkelerince bankaların kredi hacmini kısıtlamaya yönelik her türlü sınırlama. herhangi bir kuruluşun vadesi geçmiş ödenmemiş borçlarının kabul edilebilir bir dönemde ödenmesini sağlamak amacıyla kullanılan sistem.
  • Kredi kontrol.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Kredi kontrolü.
  • Bankalar tarafından sağlanan kredi büyüklüğünün denetlenmesi.

Credit control ingilizcede ne demek, Credit control nerede nasıl kullanılır?

Credit : Para yatırmak. Onur. Kredi. Sadakat. Alacak. Onur kaynağı. Güvenmek. Yatırmak. Övgü. İnanma.

Control : Düzenlemek. Hakim olmak. Kontrol etmek. Güdüm. Dışarıya gidip gelen taşıtları gümrükçe denetleme işi. Kamu ya da özel bir kuruluşa ilişkin bilgilerin önceden belirlenmiş ölçütlere uygunluğunun saptanması ve rapor edilmesi amacı ile bir uzman birimi tarafından kanıt toplama ve değerlendirme süreci. krş. iç denetim, dış denetim. İpli kuklaların iplerinin bağlandığı ve kuklacının denetimi sağladığı artı simgesi biçimindeki çatal. Bir olaylar dizisini, bir süreci ya da bir aracı yöneltme ve düzenlemeyle ilgili işlevlerin tümü. sürmek, gütmek, yönetmek eylemleri artarak karmaşıklaşan, belirsizleşen birer işlevi adlandırır. denetim kavramında, doğruluğunu sınamak, sağlamak işlevi ağır basar. Kontrolü sağlamak. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, gümrük, iktisat alanlarında kullanılır.

 

Selective credit controls : Seçici kredi denetim önlemleri. Özel amaçlı kuruluşlara (kalkınma bankaları, kamu iktisadi teşebbüsleri gibi) bazı kaynakları kullanabilme yetkisi verme, vergi bağışıklığı ve sübvansiyon sağlama ve kesimler itibariyle faiz, reeskont ve kanuni karşılık oranlarının farklılaştırılması gibi yollarla ülkede kredi kaynaklarının iktisadi amaçların önceliğine göre dağıtılmasına yönelik para politikası aracı. Seçici kredi kontrolü.

Credit account : Hesabın alacak tarafı. Kredi hesabı. Açık hesap. Müşteriye alışverişte bulunması için belirli sınırlar çerçevesinde açılan hesap. bankaların, cari hesap koşulları çerçevesinde kendisiyle sürekli olarak ticari ilişkide bulunan kişilere açtığı kredi türü. kredi kartına bağlı olarak belli sınırlar içinde açılan hesap.

Credit advice : Alacak dekontu.

Credit agency : Kredi kurumu. Kredi kuruluşu.

İngilizce Credit control Türkçe anlamı, Credit control eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Credit control ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

 

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Credit control synonyms : a change in demand, a change in supply, a shift in demand, abolition of forced labour convention, abnormal budget receipts, a group shares.