Crochets türkçesi Crochets nedir

  • Kroşe örgüsü.
  • Kroşe.
  • Kroşe yapmak.
  • Tığ ile işlemek.
  • Tığla işlenen dantel.
  • Tığ işi yapmak.
  • Tığ işi.
  • Tığ ile örmek.
  • Tek tığ örgüsü.

Crochets ingilizcede ne demek, Crochets nerede nasıl kullanılır?

Crochet hook : Tığ. Dantel tığı.

Crochet needle : Oya iğnesi. Tığ.

Crochet : Kroşe. Kroşe yapmak. Tığla işlenen dantel. Tığ işi yapmak. Tığ ile işlemek. Tığ işi. Kroşe örgüsü. Tığ ile örmek. Tek tığ örgüsü.

Crocheted : Tığ ile işlemek. Tığ ile işlenmiş. Kroşe yapmak. Kroşelenmiş.

Crocheter : Tığ ile ören kimse. Kroşe yapan kimse.

Encrochment : Bir yapının, tümünün ya da bir bölümünün, bir başkasının toprağına, yerbölümüne olursuz olarak girmesi. Taşma.

Microchemical : Mikrokimyasal.

Microchip : Mikro çip. Entegre devre. Mikroçip. Bir entegre devreyi taşıyan yarı iletken. Yongacık. Miniyonga. Mikroyonga. Elektronik yonga.

Microchemical analysis : Mikrokimyasal analiz.

Crocheters : Kroşe yapan kimse. Tığ ile ören kimse.

İngilizce Crochets Türkçe anlamı, Crochets eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crochets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ornery : Bayağı. İnatçı. Kalitesiz. Kaba. Adi. Aşağılık. Aksi. Huysuz. Nahoş. Alçak.

Create from raw material : Ham maddeden üretmek.

 

Crocheted : Tığ ile işlenmiş. Kroşelenmiş.

Create from raw stuff : Ham maddeden üretmek.

Ill natured : Kötü huylu. Sert. Kaba. Huysuz. Zalim. Ters. Serkeş. Aksi.

Hook : Olta takımının ucuna takılan, düz, eğri ve çapraz olak biçimlendirilen, balığın yakalanmasında kullanılan küçük çelik yapılar, olta kancası. Takılmak. Aşırmak. Çalmak. Olta iğnesi. Kancayı takmak. Bükmek. Çengel ile yakalamak. Çengel.

Cantankerous : Hırçın. Aksi. Geçimsiz. Huysuz. Dirliksiz. İnatçı.

Crochets synonyms : double crochet, double stitch, single crochet, shell stitch, single stitch, crochet, crocheting.

Crochets zıt anlamlı kelimeler, Crochets kelime anlamı

Good natured : İyi huylu. Babacan. Yardımsever. Yumuşak. Hoşgörülü.

Familiarity : Alışkanlık. Aşinalık. Samimiyet. Teklifsizlik. Yatkınlık. İyi bilme. Alışık olmaktan doğan beceriklilik, bk. alışkanlık. Samimilik. Yakınlık. Hususiyet.