Cross examination türkçesi Cross examination nedir

  • Çapraz sınama.
  • Çaprazlama sorgu.
  • Çaprazlama istintak.
  • Sorguya çekme.
  • Karşı tarafın tanığını sorgulama.
  • Çapraz sorgu.
  • Sorgu.

Cross examination ingilizcede ne demek, Cross examination nerede nasıl kullanılır?

Cross : Yüksek organizmalarda, genetik olarak farklı dişi ve erkek bireyler arasındaki çiftleşme. mikroorganizmalarda genetik çaprazlama farklı eşey tiplerinin konjugasyonu ile yapılan, virüslerde ev sahibi hücrelerin farklı genotipteki viral parçalar ile enfekte olmasını gerektiren genetik madde değişimi. Çapraz. Geçirmek. Çarmıh. Kesişen. İkili te. Dargın. Karşıya geçmek. Çaprazlama. Düzenbaz.

Examination : Teftiş. Yoklama. Denetleme. Sınav. İnceleme. [#soru Soruşturma]. Hastalığa tanı koymak amacıyla hastayı muayene etme. Sorguya çekme. Sınıf geçme, bir okulu bitirme, bir üst okula yazılma durumunda bulunan öğrencilerin ya da bir işe girmek isteyenlerin anıklık, yetenek, bilgi ve beceri derecesini anlamak için yapılan yoklama, bk. sözlü sınav, yazılı sınav. Muayene.

Cross a check : Çizgili çek düzenlemek. Bir çeki sadece çek üzerinde yazılı kişi tarafından paraya çevrilebilecek şekilde işaretlemek.

Cross action : Karşılıklı dava. Karşı dava. Mukabil dava. Mütekabil dava.

Cross appeal : Karşı temyiz talebi. Mukabil temyiz talebi. Mukabil itiraz. Karşı itiraz. Mukabil temyiz isteği.

 

Cross arm : Çapraz kol.

İngilizce Cross examination Türkçe anlamı, Cross examination eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cross examination ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enquiries : Yoklama. Soru. Araştırmalar. Soruşturma. Soruşturmalar.

Interrogatives : Soru biçiminde. Soru. Soru soran. Soru sözcüğü. Soru edatı. Soru ifade eden. Soru zamiri. Sorulu. Soru belirten.

Debriefing : Bilgi alma. Bilgilendirme. Sorgulama. Görev raporu. Debrifing.

Enquiry : İnceleme. Anket. Yoklama. Ticari soruşturma. Soru. İstihbarat. Tahkik. Soruşturma.

Interrogation : Soru sorma. Sorgulama. Soru. Soruşturma. İstinkak.

Inquisition : Engizisyon. Sorgulama. Soruşturma. Engizisyon mahkemesi. [lat. inquisitio “sorgu” dan] eskiden, katoliklerde dine aykırı davrananları araştırıp cezalandırmak üzere kurulmuş kilise mahkemelerine verilen ad. İnceleme. Araştırma.

Interrogative : Soru edatı. Soru zamiri. Sorulu. Soru soran. Soru belirten. Soru. Soru biçiminde. Soru sözcüğü. Soru ifade eden.

Inquiry : Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Anket. Soru. Danışma. Araştırma. Bahis. Tahkikat. Sorgulama. Sormaca.

Oyers : Davayı dinleme. Adli soruşturma. Dinleme.

Cross examination synonyms : crosstab query, examination, hearings, oyer, interrogatories, interrogations, grilling, inquisitions, debriefings, hearing.