Crossbar türkçesi Crossbar nedir

Crossbar ingilizcede ne demek, Crossbar nerede nasıl kullanılır?

Channel crossbar : Oluklu sarma.

Crossbars : Kale üst direği. Enine bağlantı. Bağlama çubuğu. Çapraz kol. Kol demiri. Üst boru. Sürgü. Krosbar. Engel çubuğu. Travers.

Crossband : Çaprazbant.

Crossbeam : Kuşak kirişi inşaat. Kiriş. Kuşak kirişi (inşaat). Çapraz kiriş. Enine kiriş. En kirişi. Bağlama.

Crossbeams : Enine kiriş. Kuşak kirişi (inşaat). Çapraz kiriş. En kirişi. Bağlama. Kiriş. Kuşak kirişi inşaat.

Crossbows : Yaylı tüfek. Arbalet. Tatar yayı.

Crossbracing : Çapraz bağlantı.

Crossbill : Kapalı iken kesişen ve kuşun kozalakların çekirdeğini çıkarmasını sağlayan çene kemiği olan birkaç kuş türünden herhangi biri. Çaprazgaga. Çapraz gagalı ispinoz. İspinoz kuşu. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ispinozgiller (fringillidae) familyasından 17 cm kadar uzunlukta, gagası çapraz biçiminde ve kuyruğu kısa, erkeğinin rengi tuğla kırmızısı, dişisinin sırtı kül kahverengi, karnı yeşil kül rengi olan, avrupa, asya, kuzey ve orta amerika'da toplu halde ormanlarda yaşayan bir tür. Çapraz gaga.

Crossbow : Tatar yayı. Yaylı tüfek. Arbalet.

 

Crossbench : Bağımsız. Tarafsız.

İngilizce Crossbar Türkçe anlamı, Crossbar eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crossbar ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Connecting rod : Piston kolu. Biyel kolu  . Krank kolu. Oynar parçaları birleştiren demir veya çubuk (motorda, vs.). Bağlantı mili. Filiz demiri. Kazan çektirmesi. Bağlama kolu. Tokaç kolu.

Cutoff : Limit. Kesiliş. Kestirme yol. Kayıtların kesimi. Şalter. Kesim. Durdurma noktası. Sona erme tarihi. İnkıta. Kesme.

Chamber pot : Lazımlık. Küvet. Eskiden yatağın yanına konulan portatif tuvalet. Oturak.

Doubletree : İş seyahati konusunda uzaman olan amerikan lüks otel zinciri.

Transoms : Boyunduruk. Lento. Kıç yatırması. Kapı boyunduruğu. Aynalık. Çapraz kiriş. Kapı üstü penceresi. Vasistas.

Crowbar : Manivela. Manivela kolu. Külünk. Levye. Demir manivela kolu. Kavlak süngüsü. Kaldıraç. Kazayağı.

Damper : Bir kanaldan geçen hava miktarını ayarlayan kapak. Titreşim azaltan parça. Önleyici. Aracın salınımını sönümleyen aygıt. Mürdümeriği. Gizleyici. Bir tür ekmek. Pedal. Üzen şey. Sönümleç.

The rod : Sevk çubuğu. Rot.

Bedpans : Lazımlık. Yatak lazımlığı. Oturak. Sürgü (yatakta kullanılan).

Crossbar synonyms : crosspiece, cross arm, pusher, whippletree, rod, ledgers, cursor, ramrod, connecting bar, bedpan, cleat, whiffletree, harrow, coupling rod, push bolt, ramrods, crowbars, bolt, cursors, crossarm, chopstick, cross member, bead, batons, chibouk, chopsticks, tie rod, baton, deadbolt, transom, tie bar, sleeper, latch.

Crossbar ingilizce tanımı, definition of Crossbar

Crossbar kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A transverse bar or piece, as a bar across a door, or as the iron bar or stock which passes through the shank of an anchor to insure its turning fluke down.