Crowner türkçesi Crowner nedir

  • Kafa yaralanması.
  • Taç giydirme olayı.
  • (ingiltere ingilizcesi) sorgu yargıcı.
  • (birleşik krallık) bir ürünün tanıtım etiketi.
  • Taç giydiren kimse.
  • Adli tabip.
  • Ödüllendiren bir şey.
  • Doğal olmayan ölümleri araştıran resmi sorgu hakimi.

Crowner ingilizcede ne demek, Crowner nerede nasıl kullanılır?

Crowners : Taç giydirme olayı. (ingiltere ingilizcesi) sorgu yargıcı. Kafa yaralanması. (birleşik krallık) bir ürünün tanıtım etiketi. Adli tabip. Doğal olmayan ölümleri araştıran resmi sorgu hakimi. Taç giydiren kimse. Ödüllendiren bir şey. Crowner.

Crowned : Kaplama. Taçlanmış. Taç giydirilmiş. Taçlı. Taç giymiş.

Crowned with : Onurlandırılmış.

Be crowned : Taçlanmak. Taç giymek.

Be crowned with : Başarıyla süslemek. Taçla süslemek.

Crown all : Üstelik en kötüsü.

Ruby crowned kinglet : Pembe tepeli çalı kuşu. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, çalı kuşugiller (regulidae) familyasından, erkeğinin tepesinde parlak krrmızı bir taç bulunan, çok güzel öten, amerika'da yaşayan bir tür.

Was crowned with success : Başardı. Başarıyla taçlandırıldı. Başarılı oldu. İyi geçti. Başarıldı.

Crown colony : İngiliz hukuku ile yönetilen britanya uluslar topluluğu sömürgesi. Kraliyet sömürgesi. İngiltere hükumetinin yönetimi altında bulunan ingiliz sömürgesi.

 

Uncrowned : Henüz taç giymemiş. Taç giymemiş. Taçsız.

İngilizce Crowner Türkçe anlamı, Crowner eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crowner ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coroners : Kuşkulu ölüm olaylarını kovuşturan görevli. Şüpheli ölüm olaylarını araştıran memur. Sorgu yargıcı. Tıbbi tetkikçi. Ani ölümleri ve bunların nedenlerini inceleyen tetkikçi. Sorgu hakimi. Tıbbi görevleri olan tetkik memuru.

Huddled : Yere yakın alçalma. Çömelmiş. Kalabalıklaşmış. Bir araya toplanmış.

Crowners : Crowner.

Medical examiner : Muayene eden doktor. Tıbbi tetkikçi. Tıbbi muayeneci.

Jammed : Ezilmiş. Hıncahınç. Sıkışmış. Tıkıştırılmış. Tıklım tıklım. Sıkıştırılmış. Karışmış. Tıkanmış. Sıkışık.

Thronged : Kalabalık.

Coroner : Ani ölümleri ve bunların nedenlerini inceleyen tetkikçi. Sorgu yargıcı. Sorgu hakimi. Şüpheli ölüm olaylarını araştıran memur. Kuşkulu ölüm olaylarını kovuşturan görevli. Tıbbi görevleri olan tetkik memuru. Tıbbi tetkikçi.

Country : Ulus. Arazi. Kırsal kesim. Yöre. Taşra. Millet. Yurt. Ülke. Sayfiye. Kırsal.

Jam packed : Hıncahınç. Çok kalabalık. Kalabalık. Balık istifi. Tıka basa dolu.

Packed : Ambalajlanmış. Sıkıştırılmış. Ağzına kadar dolu. Hıncahınç dolu. Paketlenmiş. Tıka basa dolu. Kalabalık. Hıncahınç.

Crowner synonyms : area.

Crowner zıt anlamlı kelimeler, Crowner kelime anlamı

Uncrowded : Tenha. Kalabalık olmayan. İnsanlarla dolu olmayan.

Uncrowned : Taç giymemiş. Taçsız. Henüz taç giymemiş.

Crowner ingilizce tanımı, definition of Crowner

Crowner kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, crowns.