Crowns türkçesi Crowns nedir

Crowns ile ilgili cümleler

English: I like German crowns a lot.
Turkish: Alman taçlarını çok seviyorum.

English: The end crowns the work.
Turkish: Son, işi taçlandırıyor.

Crowns ingilizcede ne demek, Crowns nerede nasıl kullanılır?

Decrowns : Yetkisini elinden almak. Tahttan indirmek. Tahttan mahrum etmek. Halletmek.

Crown a tooth : Diş kaplama. Dişe koruyucu kaplama takmak. Dişe takılan diş kronu.

Crown all : Üstelik en kötüsü.

Crown bit : Taç-uç. Kronlu matkap. Başlı matkap.

Crown cap : Taç kapak. Şişelerin ağızlarına geçirilen. Mantar kaplı metal musluk veya durdurucu. Metal gazoz kapağı. Şişe kapağı. Gazoz kapağı.

Crown princess : Veliaht prenses. Prenses. Veliahtın karısı.

Crown law : Ceza hukuku.

Crown land : Kraliyet arazisi. Krala ait toprak.

Crown prince : Veliaht prens. Veliaht.

Crown jewels : Saray mücevherleri. Hükümdar makamına ait mücevherat. Hükümdarlığa ait mücevherler. Erkek üreme organı.

İngilizce Crowns Türkçe anlamı, Crowns eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crowns ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bestrew : Saçmak. Dağıtmak. Yayarak kaplamak.

 

Chromatic : Renge ilişkin olayları ya da nesneleri belirleyen (özdek). içinden geçen güneş ışığını tek renkli bileşenlerine ayıran (özdek). Kromatik. Yarım seslerden oluşan ses dizisi. Yarım tonlardan oluşan (müzik terimi). Biyoloji, gitar, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renksel. Renközü olan. renksemezin karşıtı. Renkle ilgili. Parlak renkli ya da boyandığında parlak renk meydana getiren. Renkser.

Requited : Acısını çıkarmak. Altında kalmamak. Mukabele etmek. Karşılığını vermek. Mükafatlandırmak. Acısını çıkartmak. Öç almak.

Enthroned : Kalbinde veya zihninde bir kimseye yüksek yer verilmiş. Başına taç etmek. Tahta çıkarmak. Tahta oturtulmuş. Tahta çıkartılmış. Göklere çıkarmak.

Requite : Mukabele etmek. Acısını çıkartmak. Öç almak. Altında kalmamak. Karşılığını vermek. Acısını çıkarmak. Mükafatlandırmak.

Jam : Tutukluk yapmak. Sıkıştırmak. Kıstırmak. Sıkmak. Sıkışma. Sıkıştırarak bir geçidi doldurmak. Kenetlenmek. Reçel. Yayını bozmak.

Beclouding : Zorlaştırmak. Karartmak. İçinden çıkılmaz hale getirmek. Bulutlandırmak.

Becloud : İçinden çıkılmaz hale getirmek. Bulutlandırmak. Zorlaştırmak. Karartmak.

Beautified : Güzel hale getirilmiş. Güzelleştirilmiş. Süslenmek. Dekore edilmiş. Güzelleştirmek. Süslenmiş. Güzelleşmek.

Beautify : Güzelleştirmek. Süslenmek. Güzelleşmek.

Crowns synonyms : array, brownish, chocolate brown, swarm, arrays, award, inthrone, press, climaxed, recompensing, all pervading, requites, bestrewed, beautifies, horde, bedeck, beclouds, bedight, award a prize, cake, blazon, huddle, requiting, remunerating, bush, enthroning, phalanx, climax, bedecking, coronated, enthrones, climaxes, assemblage.

 

Crowns zıt anlamlı kelimeler, Crowns kelime anlamı

Achromatic : Perdesi değişmeyen. Renksiz. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Renksemez. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Akromatik. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Be born : Doğmak. Dünyaya gözlerini açmak. Dünyaya gelmek. Gözlerini dünyaya açmak. Gözlerini açmak.