Cruciate türkçesi Cruciate nedir
Cruciate ingilizcede ne demek, Cruciate nerede nasıl kullanılır?
Excruciate : İşkence etmek. Üzmek. Acıtmak. Acı vermek. Eziyet etmek. Istırap vermek.
Excruciating : Şiddetli. Dayanılmaz. Acı veren. Büyük acı veren. Eziyetli. İşkence edici. İşkence etme. Dayanılmaz derecede acı veren.
Excruciatingly : İşkence ederek. Şiddetli bir şekilde. Azap veren şekilde. Dayanılmaz ağrılar çekecek şekilde.
Excruciation : İşkence. Istırap.
Crucial : Can alıcı. Son. Kritik. Çok önemli. Haç. Çapraz. Mühim. Çetrefilli. Zor. Ehemmiyetli.
Crucible : Yüksek. Kap. İçinde eritme ya da yakma işlemleri yapılan, porselen, grafit ya da metal küçük kap. Kroze. Zorlu deneme. Pota. Yüksük. Pota (kimya terimi). Kröze. Maden eritme kabı.
Crucible furnace : Potalı fırın. Pota ocak. Pota ocağı. Potalı ocak.
Crucial point : Kritik sayı. Düğüm noktası. Kritik nokta.
Crucial experiment : Önemli deney.
Crucially : Zor bir halde. Önemli bir biçimde. Çok önemli bir şekilde. Kritik biçimde. Kritik bir şekilde. Önemli biçimde. Geniş kapsamlı sonuçları olan bir şekilde. Çetrefilli bir halde. Hayati bir şekilde.
İngilizce Cruciate Türkçe anlamı, Cruciate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cruciate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Catawampus : Eğri. Diyagonal. Yatkın. Yabani. Meyilli. Vahşi. Yıkıcı. Eğimli. Çarpık.
Crucial : Çetrefilli. Son. Elzem. Can alıcı. Haç. Ehemmiyetli. Kritik. Çok önemli. Mühim. Zor.
Cruciform : Haçımsı. Krusiform. Haçsı.
Crossest : Düzenbaz. Geçişmek. Geçirmek. Kesiştirmek. Dargın. Çarpı. Aksi. Karşıt. Haç.
Symmetric : Mütenasip. Simetrik. Bakışık. Bakışımlı olan özdek. Simetriyle ilgili olan. simetriyle belirgin. Belirli eksen, özek nokta ve işlemlere göre noktalarının yerleri değiştirildiğinde, görünümünü bozmayan nesne ya da işlevlerin niteliği. Mütenazır. Muntazam. Bilgisayar, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bakışımlı.
Crosswise : Kılıçlama. Çaprazında. Enine. Çaprazlama. Aykırı. Ters.
Symmetrical : Simetrik. Bakışımlı. Mütenazır. Noktaları belirli düzlemlere, eksenlere ya da noktalara göre yer değiştirince özdeş biçimde kalan cisimlerin ya da işlevlerin özelliği. Simetrili. Mütenasip. Bakışık. Muntazam.
Crossed : Birbiri üstüne yerleştirilmiş. Çarpılı. Çizgili. Çaprazlanmış. Çapraz işareti ile çizili. İki paralel çizgi ile işaretlenmiş. X ile işaret edilmiş.
Crux : Haç, çapraz. En önemli noktası. Düğüm noktası. Sorunun merkezi. Mesele. Çözümü zor mesele. Çözülmesi zor durum. Öz. Kruks.
Crosstab : Çapraz tablo.
Cruciate synonyms : cross, across, crucials, cornerwise, decussate, cornerways, crossways, catercorner.
Cruciate zıt anlamlı kelimeler, Cruciate kelime anlamı
Asymmetrical : Asimetrik. Bakışsız düzen. Bakışım özelliği olmayan; hiçbir noktasına, bir çizgisine ya da düzlemine göre bakışımlı olmayan bir nesnenin ya da bir işlevin özelliği. Bir organ ya da yapının ortasından geçen bir eksene göre iki yanda kalan parçaların birbirine benzememesi. asimetrik. Simetrili olmayan. bir eksene göre iki yanı göze eşit görünmeyen düzen. Biyoloji, fizik, tiyatro alanlarında kullanılır. Bakışıksız. Bakışımsız. Oransız.
Cruciate ingilizce tanımı, definition of Cruciate
Cruciate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To torture. Tormented. To torment. [Obs.] [Bakınız: Excruciate].

Bu kısımda Cruciate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cruciate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cruciate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cruciate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.