Crux türkçesi Crux nedir

  • Sorunun merkezi.
  • En önemli noktası.
  • Haç, çapraz.
  • Püf noktası.
  • Öz.
  • Sorunun en önemli noktası.
  • Çözülmesi zor durum.
  • Düğüm noktası.
  • Çapraz.
  • Çözümü zor mesele.
  • Kruks.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Temel özellik.
  • Mesele.

Crux ile ilgili cümleler

English: That's the crux of the matter.
Turkish: Meselenin püf noktası odur.

Crux ingilizcede ne demek, Crux nerede nasıl kullanılır?

Crux of the matter : Konunun özü. Konunun can alıcı noktası. Asıl mesele.

The crux of the matter : Temel sebep. Ana nokta. Konunun özü. Konunun can alıcı noktası. İşin özü. Esas nokta. Meselenin püf noktası.

Cruxes : En önemli nokta. Temel özellik. Düğüm noktası. Temel nokta. Çözümü zor mesele. Mesele. Püf noktası.

Cru : G-10 ülkeleri tarafından altına ek olarak yeni bir uluslararası rezerv birimi yaratılmasını amaçlayan ve katılımcı ülkelerin rezerv birimi içindeki paylarının toplam altın rezervlerindeki göreli paylarıyla orantılı olmasını öneren ve edward bernstein tarafından geliştirilen tasarıya konu olan birim. Kolektif rezerv birimi.

Crucial : Ehemmiyetli. Can alıcı. Çapraz. Kritik. Çok önemli. Elzem. Haç. Kesin. Son. Zor.

Crucible furnace : Pota ocağı. Pota ocak. Potalı ocak. Potalı fırın.

Cruciate : Haç şeklinde. Çapraz. Haç biçiminde.

 

Crucible : Kap. Yüksük. İçinde eritme ya da yakma işlemleri yapılan, porselen, grafit ya da metal küçük kap. Pota (kimya terimi). Zorlu deneme. Maden eritme kabı. Kroze. Kröze. Yüksek.

Crucials : Can alıcı. Zor. Çapraz. Çok önemli. Kesin. Mühim. Elzem. Kritik. Ehemmiyetli.

Crucian : Havuz balığı. Çin sazanı. Küçük avrasya sazanı (koyu yeşil sırtı, altın sarısı kenarları ve kırmızımsı yüzgeçleri vardır).

İngilizce Crux Türkçe anlamı, Crux eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crux ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Problems : Terslikler. Muamma. Aksaklıklar. Olumsuzluklar. Aksilikler. Sorun. Bilinmez. Problem.

Catercorner : Çapraz veya diyagonal. Eğimli. Eğri. Diyagonal. Çaprazında. Meyilli.

Gadget : Küçük aygıt. Alet. Hile. Makine. Üçkağıt. Küçük alet. Dalga. Zımbırtı. Marifetli küçük araç.

Knack : Hüner. Marifet. İşin sırrı. Ustalık. Beceri. Yetenek. Ustalıklı iş. Trük.

Clinchers : Perçin makinesi. Sorunu kökünden çözen tartışma. Son nokta. Kenetlenmek.

Knacking : Hüner. Yetenek. Ustalık. Beceri. Trük. Ustalıklı iş. Marifet. İşin sırrı.

Crossways : Aykırı. Çaprazlama. Çaprazında. Aksine.

Cruciate : Haç şeklinde. Haç biçiminde.

Branch point : Dallanma noktası. Sapma noktası.

Nodal point : Titreşim halindeki telin hareketsiz noktası. Duran dalga profilinde. Boğum noktası. Nodal nokta.

Crux synonyms : milky way system, beta crucis, crux australis, alpha crucis, milky way galaxy, crossest, abamectin, cross, catawampus, crucials, core, abdominal palpation, abdomen, crux of the matter, the nub, a dna, clincher, cores, businesses, compendiums, mattered, concern, compact, knacks, milky way, contenting, compendious, bio, affair, brusk, node, across, cornerways.

Crux ingilizce tanımı, definition of Crux

Crux kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Anything that is very puzzling or difficult to explain.