Curbed türkçesi Curbed nedir

  • Uzak tutmak.
  • Gem vurmak.
  • Dizginlenmiş.
  • Frenlenmiş.
  • Zaptetmek.
  • Frenlemek.
  • Engellenmiş.
  • Gemlemek.

Curbed ingilizcede ne demek, Curbed nerede nasıl kullanılır?

Curb market : Köşebaşı piyasası. Borsa sonrası sokakta devam eden işlemler. New york borsasında işlem görmeyen hisse senetlerinin alınıp satıldığı piyasa. New york borsasından bağımsız çalışan hisse senedi piyasası.

Curb parking : Yol yanı durguluğu. Yolyanı park yeri. Yol yanı parkı. Taşıtların süreli ya da süresiz olarak durabilmeleri için yolların bir ya da iki yanında ayrılmış özel durma yeri.

Curb roof : Mansart. İki yanı çifte meyilli çatı. Kırık çatı.

Concrete curb : Beton kıyı taşı. Beton bordur taşı.

Fiber to the curb : Kaldırıma kadar fiber. Sokağa kadar lif. Kaldırıma kadar lif. Sokağa kadar optik lif.

Well curb : Kuyu bileziği.

Curbstone : Bordür taşı. Bordürtaşı. Kaldırım taşı. Bordur taşı. Kaldırım kenar taşı.

Rear curb : Gübre idrar kanalı. Genellikle durak sistemli ahırlarda, gübrenin mekanizasyonuyla uzaklaştırılması için durağın arka kısmında ve durak eğiminin döküldüğü noktada bulunan kanal şeklindeki yapı.

Stone curb : Taş bordur. Taş kenar. Taş bordür.

Curbings : Frenleme. Kontrol altına alma.

İngilizce Curbed Türkçe anlamı, Curbed eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Curbed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Refrained : Zapt edilmiş. Sakınmak. Kendini tutmak. Kaçınmak.

Verbalize : Söze dökmek. Dile getirmek. Sözle ifade etmek. Sözlü ifade edilmek. İfade etmek. Sözcüklere dökmek. Fiile çevirmek. Açıklamak. Sözcüklerle ifade etmek. Sözle anlatmak.

Cuss : Küfretmek. Genç adam. Tip. Huysuzluk. Küfür. Lanet. Sövmek. Lanetlemek. Delikanlı. Adam.

Imprecate : Lanet okumak. Beddua etmek.

Catenary : Zincir eğrisi. Farklılık ölçüsü. Eğri (matematik). Eğri. Katener. Bir elektrikli trenin ana kablosu. Pipodan sarkan cam.

Hold off : Gerçekleşmemek. Geciktirmek. Geri durmak. Mesafe koymak. Beklemek. Yaklaştırmamak. Çekinmek. Gecikmek. Ertelemek.

Keep off : Yaklaşmamak. Uzak durmak. Yaklaştırmamak. -den uzak durmak. Sigortalamaktan kaçınınız. Defetmek. Uzak kalmak. Yağmamak. Dokunmamak.

Confiscate : Haciz koymak. El koymak. Kamulaştırmak. Kanunen el koymak. Ele geçirmek. İstimlak etmek. Toplamak (yasaklanmış şeyi). Müsadere etmek. El koymak (mala).

Hindered : Engel olmak. Engellemek. Aksatmak. Sonraya kalmak. Aksamak. Alıkoymak.

Curbed synonyms : line roulette, bell shape, gaussian shape, sinuousness, give tongue to, campana, quadric surface, s shape, cupid's bow, curbs, meander, deterred, captures, keep apart, scallop, crenelle, frustrated, keep away, kept away, crescent, bend, confiscates, wave, check, bridling, helix, contain, keep at bay, encumbered, inhibited, get away from, bell shaped curve, conquers.

Curbed zıt anlamlı kelimeler, Curbed kelime anlamı

Straight line : Doğru. Doğru hat. Düz çizgili. Düz doğru. Düz çizgi.

Blessed : Mutluluk veren. Mübarek. Huzurlu. Allah'ın. Kutsanmış. Kutlu. Mutlu. Bereketli. Kutsal.