Refrained türkçesi Refrained nedir

Refrained ile ilgili cümleler

English: He refrained from drinking too much.
Turkish: O çok fazla alkol almaktan kaçındı.

English: I refrained from voting.
Turkish: Oy kullanmaktan kaçındım.

Refrained ingilizcede ne demek, Refrained nerede nasıl kullanılır?

Refrain from : Çekinmek (birinden). Çekinmek. Kaçınmak. Kendini tutmak. Çekinmek (bir durumdan). Sakınmak. Bir şeyden uzak durmak.

Refrain from doing : Yapmaktan kaçınmak.

Refrain : Frenlemek. Kendini tutmak. Sakınmak. Geri durmak. Çekinmek. Nakarat. Kaçınmak. Alıkoymak.

Refraining : Geri durmak. Frenlemek. Kendini tutmak. Nakarat. Sakınmak. Çekinmek. Alıkoymak. Kaçınmak.

Refrainment : Kaçınma. Sakınma.

Refraction artifacts : Ultrasonografide, sesin farklı dokulardan farklı hızlarda geçerken oluşan ses kırılmasının görüntü bozulmasına yol açması. özellikle kistik oluşumların kenarlarının alt kısımlarında hipoekoik gölgelenmeler şeklinde görülür. Kırılma artifaktı.

Refracting : Sapma. Açıklık. Kırılma. Sapan.

Refract : Kırılmak. (ışık) kırmak. Kırmak (ışınları). Kırıp yansıtmak. Kırmak (ışın vb). Kırmak (ışık vb). Kırmak (ışın). Kırmak.

Refracted : Refrakte. Kırıp yansıtmak. Kırılmış. Kırmak (ışın).

 

Refraction : Bir ışının, saydam bir ortamdan öbürüne eğik olarak geçerken doğrultusunun değişmesi. Işık demetinin yönünün, çarptığı ya da içine girdiği ortamca değiştirilmesi. İnkisar. Işığın kırılması. Kırılma (ışık vb). Fizik, uzay, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kırılma (ses vb). Sapma. Işığı kırma gücü. Bir ortamdan başka bir ortama geçen ışığın yol değiştirmesi.

İngilizce Refrained Türkçe anlamı, Refrained eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Refrained ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Frustrated : Sinirli. Hayal kırıklığına uğramış. İstekleri gerçekleşmemiş. Boşuna didinmiş. Ket vurulmuş. Amacına ulaşamamış. Boşa çıkmış. Yılmış. Hakkı yenmiş.

Baulked : Duraksamak. İnatla yürümemek. Ayak diremek. İnat etmek. Durdurmak. Engellemek.

Hindered : Sonraya kalmak. Aksatmak. Aksamak. Alıkoymak. Engel olmak. Engellemek.

Abstains : İçki içmemek. Çekimser kalmak. Geri durmak. İçkiden uzak durmak. Çekinmek. Çekimser olmak. Perhiz yapmak. Oy vermemek.

Forbore : Çekinmek. Yapmamak (merhametten veya şefkatten dolayı). Ata. Sabretmek. Hoşgörülü olmak. Boş vermek. Vazgeçmek.

Begged : İstemek. Mendil açmak. İtiraf etmek. Sustaya kalkmak. Rica etmek. Arka ayakları üzerinde durmak. Yalvarmak. Dilenmek.

Encumbered : Mani olunmuş. Yoluna taş koyulmuş. İpotekli. Zorunluluk veya sorumluluk altında bırakılmış. Engel olunmuş. Sorumluluk yüklemek. Yüklenmiş. Yüklü. Yüklemek.

Bottle up : Sıkıştırmak. Kuşatmak. Gizlemek. Bastırmak. Dışa vurmamak. Frenlemek. İçine atmak. Dışarıya vurmamak.

 

Preserved : Masun. Muhafaza etmek. Korunmuş. Konserve yapmak. Korumak. Korunan.

Be cautious : Dikkat etmek. Dikkatli ol. Tedbirli olmak.

Refrained synonyms : be wary of doing something, balking, beg, undemonstrative, baulks, contain oneself, forbears, deterred, be wary of, baulking, refrain from, refrain, get hold of oneself, hold back, hold in, avoid, keep from, avoids, balks, avert from, cramped, hampered, abstain, forborne, thwarted, beware of, control oneself, beware, abstentious, unemotional, abstained, knacked, begs.

Refrained zıt anlamlı kelimeler, Refrained kelime anlamı

Destroyed : Harap olmuş. Tarafından yıkıldı. İmha edilmiş. Yıkılmış. Mahvolmuş. Telef olmuş. Kendinden geçmiş. Kafası kıyak. Berbat. Tahrip edilmiş.

Demonstrative : İşaret zamiri. Göze çarpan. Duygularını gizlemeyen. Duygularını açığa vuran. İnandırıcı. Gösteren. Kanıtlayan. Belirtici. Demonstratif. Duygularını gizleyemeyen.