Currency circulation türkçesi Currency circulation nedir

  • Paranın dolaşımı.
  • Para tedavülü.
  • Bir birim paranın belirli bir dönemde mal ve hizmet satın alımlarında iktisadi karar birimleri arasında el değiştirmesi.
  • İktisat alanında kullanılır.

Currency circulation ingilizcede ne demek, Currency circulation nerede nasıl kullanılır?

Currency : Dolaşım. Yaygınlık. Para birimi. Güncellik. Döviz. Para. Değer. Mütedavil para. Satakta sürümde bulunan kağıt ve madeni para. Geçerlilik.

Circulation : Deveran. Ödünç verme. Dağıtım. Bir sıvının, kanın veya sitoplazma gibi sıvı içeren yapıların bir kanal içinde bir yönde sürekli hareketi, sirkülasyon. Sirkülasyon. Mal, para, çek, bono gibi değerlerin iktisadi karar birimleri arasında el değiştirmesi. Baskı sayısı. Devir. Devridaim. Dolaşım.

Currency account : Cari hesap. Döviz hesabı.

Currency area : Para alanı. Ortak para biriminin kullanıldığı ülke grubuna verilen ad. ulusal para birimlerinin sabit kurlardan birbirine bağlandığı ülke grubu.

Currency basket : Sepet para. Döviz sepeti. Sepet kur. Herhangi bir ülkede tedavüldeki para miktarı. Birden fazla para biriminin eşit veya farklı ağırlıklarıyla oluşturulan hesap birimi. Para sepeti.

Currency bill : Kambiyo senedi. Yabancı poliçe.

İngilizce Currency circulation Türkçe anlamı, Currency circulation eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Currency circulation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Money circulation : Tedavüldeki para. Para dolaşımı.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

 

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Currency circulation synonyms : ability to pay approach, circulation of money, a shift in supply, ability rent, abnormal budget, a change in supply, a shift in individual demand, a change in individual demand.