Currents türkçesi Currents nedir

Currents ile ilgili cümleler

English: Has a change in ocean currents occurred?
Turkish: Okyanus akıntılarında bir değişiklik oldu mu?

English: I become a transparent eyeball; I am nothing; I see all; the currents of the Universal Being circulate through me; I am part or particle of God.
Turkish: Ben saydam bir göz küresi olurum; ben hiçbir şeyim; Ben her şeyi görürüm; Evrensel varlığın akımları beni dolaşır; Ben Allah'ın parçası ya da parçacığıyım.

Currents ingilizcede ne demek, Currents nerede nasıl kullanılır?

Are there underwater currents : Sualtı akımı var mı.

Eddy currents : Anaforlu akım. Burgaç akımı. Edi akımı. Değişken bir manyetik alan içinde hareket eden bir iletken içinde gelişen sınırlandırılmış akım (elektromanyetizm). Foucoult akımı. Endüksiyon akımı. Foucault akımı. Eddy akımı. Fukolt akımı.

Hypothesis of convection currents : Çembersi akımlar varsayımı. Yerkabuğundaki kıvrılma olaylarının, kabuk altı ısı yayılımlarının sonuçladığı devimlerle ilgili olduğunu ileri süren varsayım.

Ocean currents : Okyanus akıntıları. Deniz akıntıları. Anadeniz ve denizlerde suların çeşitli nedenlerle ve büyük uzaklıklar boyunca yer değiştirmeleri.

Subcrustal convection currents : Yerkabuğunun derin kesimlerinde, ışınetkin cisimlerin ayrışmasıyle oluşan süreli ısı dolaşımı. Kabuk altı çembersi akımlar.

 

Current account bankbook : Cari hesap defteri. Geçici kabul ve muaflık rejimleri kapsamında her dışalımcıya yeteri kadar sayfa ayırarak dışalımcıyı ve dışalımı yapılan eşyayı izlemek amacıyla gümrük idarelerince tutulan defter. bankaların açtıkları mevduat hesabı karşılığında hesap hareketlerini izlemek amacıyla müşterilerine verdikleri belge.

Current account balance : Cari işlemler bilançosunda yer alan mal, hizmet dışsatımından ve tek yanlı transferlerden elde edilen döviz gelirlerinin; mal, hizmet dışalımı ve tek yanlı transferler için yapılan döviz giderlerine eşit olması. Cari denge. Cari işlemler dengesi. Cari işlemler bilançosu.

Undercurrents : Alt akıntı. Gizli eğilim. Gizli cereyan. Dip akıntısı. Altakıntı. Gizli etki.

Crosscurrents : Ters akıntı. Zıt akım.

Current account : Cari hesap veya işlem. İki kişi arasındaki alacakların belirli bir süre sonunda arıtımı yapılmak üzere karşılıklı borçlu ve alacaklı sayışmalara ayrıntılı olarak yazılması. Cari hesap. Hesabı cari. Vadesiz mevduat. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İki kişi arasındaki alacakların belirli bir süre sonucunda arıtımı yapılmak üzere karşılıklı borçlu ve alacaklı sayışımlara ayrıntılı olarak yazılması. Geçerli sayışım. İki şirket arasında cari işlemler hesabı. Birbiriyle sürekli iş ilişkisinde bulunan iki kişinin karşılıklı borç ve alacaklarını her defasında nakden ödeyip tahsil etmek yerine bunları borç ve alacak kalemleri halinde bir hesaba yazıp, belirlenen bir tarihte hesabın kesilmesiyle doğacak bakiyeyi borçlu durumdaki tarafın alacaklısına ödeyeceğine ilişkin sözleşme.

 

İngilizce Currents Türkçe anlamı, Currents eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Currents ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aptitudes : Uygunluk. Anıklık. Doğuştan yetenek. Meyil. Kabiliyet. Yatkınlık. İstidat. Yetenek.

Flowvolume : Bir akarsuyun herhangi bir kesiminde saniyede geçirdiği suyun oylumu : m3/sn.

Circulating : Dolaşım. Mütedavil. Tedavül eden. Devir. Devreden. Gezici. Deveran. Dolaşan. Dönen. Sirküle eden.

Drafts : Çekme. Taslaklar. Sıkıntı. Para çekme. Dama. Müsvedde. Dama oyunu. Taslak. Askerlik.

Chutes : Paraşüt. Oluk. Kayılan yer. Kızak pisti. Kanal. Çağlayan.

Current : Şimdiki. Bugünkü. Güncel. Elektriğin bir yöne akışı. Yaygın. Olagelen, geçerli, yürürlükte olan. Akarsu debisi. Birim zamanda, dik bir kesitten geçen özdek, kıvıl yük vb. ilişkin nicelik. Geçerli.

Course of events : Olayların gelişimi. Olayların akışı. İşin gidişi. Olayların gidişatı. İşin gidişatı. Gidişat.

Live : Naklen. Yaşamak. Oturmak. Hayatın tadını çıkarmak. Sürmek (yaşam veya ömür). Elektrik akanının geçmekte olduğunu belirtir deyim. elektrik tehlikesine karşı uyarı. Geçirmek. Akım açık. İkamet etmek. Yaşamak (hayat).

Present day : Modern. Bugünkü. Günümüz. Zamanımıza ait. Şimdiki. Aktüel. Günümüzün. Günümüzdeki.

New : Patlayıcı kullanılmadan yapılan savaş. Yeni olarak. Turfanda. Yeni tarihli. Değişik. Acemi. Yaş. Gıcır. Taze. Görülmemiş.

Currents synonyms : on going, thermionic current, electrical phenomenon, occurrent, affluxes, gravitations, latest, juice, devices, currency, tide, bents, defluxion, underway, online, chute, discharge, actual, ongoing, driftier, rheo, effluences, aptitude, reed, streamline flow, up to dateness, fluxion, circulations, topical, fluxions, up to date, afflux, movements.

Currents zıt anlamlı kelimeler, Currents kelime anlamı

Old : ...yaşında. İhtiyar. Köhne. Yaşlı. Önceki. Eski. Büyük. Pişkin. Kart. Eskimiş.

Current : Şimdiki. Geçer. Tedavüldeki. Elektriğin bir yöne akışı. Suyun akışı. Akım. Bilgisayar, fizik, kimya, iktisat alanlarında kullanılır. Yaygın. Elektrik yükünün aktarım hızı. Bugünkü.

Futurity : İlerisi. Gelecekteki durum. Gelecek. Gelecekçilik. İstikbal.

Currents antonyms : nonmodern, noncurrent, pastness.