Curricle türkçesi Curricle nedir

  • İki tekerlekli üstü açık at arabası.
  • Binek arabası çeşidi.

Curricle ingilizcede ne demek, Curricle nerede nasıl kullanılır?

Curricula : Eğitim programı. Müfredat. Öğretim programı.

Curricular : Müfredatla ilgili. Müfredatla ilgili (bir okul tarafından sunulan ders programı ve kurslar). Müfredata ait.

Curriculum : Öğretim programı. Müfredat programı. Eğitim programı. Bir okulu bitirmek ya da bir alanda uzmanlaşmak için okunması gereken ders ve konuları kapsayan program. öğretilmesi istenilen ders ya da konuların amaçlar, yönergeler ve ders gereçleri ile birlikte sıralı olarak düzenlenmesi sonucu ortaya çıkan kılavuz. öğrencilere bir plana göre kazandırılması istenilen öğrenim yaşantılarının tümünü içine alan program. Öğretim izlencesi. Dersler. Müfredat bağdarlaması. Koyak. Öğretim bağdarlaması.

Curriculum development : Müfredat geliştirilmesi. Toplumdaki yeni gelişmeler göz önünde tutularak belli bir öğretim programının ya da tüm programların genel ve özel amaçlar, ders konuları, öğretim yöntemleri ve değerlendirme yolları vb. bakımından araştırma yoluyla düzeltilmesi, yenileştirilmesi ve önerilen değişikliklerin denendikten sonra genelleştirilmesi işi. İzlence geliştirmesi. Program geliştirme. Öğretim programı yaratmak.

 

Curriculum validity : Bir testte bulunan soruların, kapsanılması öngörülen ders programı ya da çalışma sonuçlarını içerme derecesi. Kapsam geçerliği.

Problem centered curriculum : Öğrenme etkinliklerinin günlük, önemli ve çocukların yaşantılarıyla ilgili sorunlar çevresinde düzenlenmesini ve buna uygun gereçler ile yöntemlerden yararlanılmasını öngören öğretim programı. Sorunlara dönük program.

Tradional curriculum : Genellikle akademik ve daha çok kültürel dersler ile konuları kapsayan ve kuramsal çalışmalara olanak sağlayan öğretim programı. Geleneksel öğretim programı.

Currie : Abd başkanı bill clinton'ın özel sekreteri (lewsinky veya clinton skandalı sırasında monica lewinsky ile bill clinton arasındaki yasak aşk araştırılırken görev yaptı). Maine eyaletinde (abd) bir şehir. Betty currie (1939 doğumlu). Minnesota eyaletinde şehir. New york eyaletinde (abd) bir şehir. Bir soyadı.

Extracurricular : Ders programının dışında. Branş dışı kalan. Ders programı dışı. Ders bağdalamasının dışında. Evlilik dışı. Gayrimeşru. Müfredat dışı. Ders dışı. Ders programı dışında kalan.

Curriculum vitae : Özgeçmiş.

İngilizce Curricle Türkçe anlamı, Curricle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Curricle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pouch : Poş. Biyoloji, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yanakların elmacık kemiğinden çene kemiğine kadar olan ve ağız boşluğu hizasına gelen kısmı. Avurt. Kese. Cebe indirmek. Para kesesi. Torba ya da cep biçiminde herhangi bir yapı. cep. Torba. Yutmak.

 

Verticil : Helezonlu. Halka şeklinde olan. Dairesel. Parçaların merkez çevresindeki dairesel bir şekilde dizilişi (ağaç gövdesi etrafındaki yapraklar gibi).

Ringlet : Bukle. Halkacık. Saç lülesi. Ufak halka. Lüle. Lüle (saç için). Pürçek.

Roll : Silindirle ezmek. Kangal. Çevirmek. Vurgulayarak telaffuz etmek. Oklava ile açmak (hamur). Rulo ile boyamak. Salınmak. Yuvarlamak. Tekerlekler üzerinde gitmek. Rulo yapmak.

Pocket : Bastırmak. Üstüne yatmak. Işıtacın vidalandığı ya da geçirildiği elektrik bağlantısını sağlamaya yarayan parça. Cebe indirmek. Türküm. Saklamak. Deliğe sokmak (bilardo). Çembere almak (savaş). Sineye çekmek. Cebe atmak.

Curl : Kıvrılmak. Kıvırcık olmak. Dolanıl. Bükmek. Ondüle yapmak. Kıvırmak. Bukle. Bükülmek. Dalgalandırmak. Bir a yönleci için (...)x a işlemi ile tanımlanan, uzay yerlemlerine göre türevsel yönleç.

Calyx : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kalis. Kese, fincan, çanak, kupa. çok papillalı böbreklerde idrarın toplanıp pelvis renalise geçtiği kese biçimindeki oluşum. Kaliks. Çiçekli bitkilerde çanak yaprakların hepsine birden verilen ad. Kaliks çiçek. Zarf. Çiçek zarfı. Böbreklerin çanak şeklindeki parçası (tıp veya medikal terimi). Kadeh.

Scroll : Setli merkezleme levhası. Kaydırmak. Ekranda görüntü kaydetme. Süslü yazı. Taslak. Parşömen tomarı. Merkezleme çenelerini boru çapına göre açıp kapayan setli levha. Tarife. Tomar.

Whorl : Sarmal çizgi. Sarmal şekil. Helezonun bir kıvrımı. Helezoni çizgi. Helezonlu şekil. Halka dizilişli yapraklar. Parmak izindeki kabarıklık. Halka biçiminde diziliş. Halka. Ağırşak.

Coil : Sargı. Kangal. Kangal haline gelmek. Bukle yapmak. Bobin. Dolamak. Kangal yapmak. Kangal etmek. Sarılmak.

Curricle synonyms : atrium cordis, atrium of the heart, atrial auricle, round shape, auricula atrii, corolla, gyre.

Curricle ingilizce tanımı, definition of Curricle

Curricle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A small or short course.