Curriers türkçesi Curriers nedir

Curriers ingilizcede ne demek, Curriers nerede nasıl kullanılır?

Currier : Tabaklanmış deriyi işleyen kimse. Sepici.

Curriery : Dericilik yapan kimsenin yeri veya dükkanı. Sepicilik. Sepicisinin yaptığı iş veya ticaret.

Currie : Minnesota eyaletinde şehir. New york eyaletinde (abd) bir şehir. Bir soyadı. Betty currie (1939 doğumlu). Maine eyaletinde (abd) bir şehir. Abd başkanı bill clinton'ın özel sekreteri (lewsinky veya clinton skandalı sırasında monica lewinsky ile bill clinton arasındaki yasak aşk araştırılırken görev yaptı).

Curried : Tabaklamak. Köri ile pişirmek. Kaşağılamak. Sopalamak. Dövmek. Tımar etmek. Hazırlanmış. Yumurta. Dayak atmak. Temizlenmiş.

Curries : Kaşağılamak. Köri. Acılı hint yemeği. Dövmek. Tabaklamak. Acılı hint baharatı. Sopalamak. Sepilemek. Köri ile pişirmek. Yumurta.

Curriculum validity : Kapsam geçerliği. Bir testte bulunan soruların, kapsanılması öngörülen ders programı ya da çalışma sonuçlarını içerme derecesi.

Curriculum development : İzlence geliştirmesi. Toplumdaki yeni gelişmeler göz önünde tutularak belli bir öğretim programının ya da tüm programların genel ve özel amaçlar, ders konuları, öğretim yöntemleri ve değerlendirme yolları vb. bakımından araştırma yoluyla düzeltilmesi, yenileştirilmesi ve önerilen değişikliklerin denendikten sonra genelleştirilmesi işi. Öğretim programı yaratmak. Müfredat geliştirilmesi. Program geliştirme.

 

Curricle : Binek arabası çeşidi. İki tekerlekli üstü açık at arabası.

Scurried : Hızla kaçmak. Hızlı kaçmış. Koşmak. Acele etmek.

Curricular : Müfredata ait. Müfredatla ilgili (bir okul tarafından sunulan ders programı ve kurslar). Müfredatla ilgili.

İngilizce Curriers Türkçe anlamı, Curriers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Curriers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Toter : Taşıyıcı. Taşıyan kimse.

Arrester : Tutuklayan kimse. Tutuklayan kişi. Eklatör. Durdurucu. Tutucu. Kesici.

Warship : Muharip gemisi. Muharip gemi. Savaş gemisi. Harp gemisi.

Tanner : Debbağ. Tabak. Tabakçı. Tabakhane. Deri tabaklayan. Altı penilik para (ingiliz ingilizcesi).

Aircraft carrier : Uçak gemisi. Uçak taşıyıcı.

Tanners : Altı penilik para (ingiliz ingilizcesi). Tabakçı. Tabak. Deri tabaklayan. Debbağ. Tabakhane.

Traveller : Gezgin. Gezici. Transbordör. Seyyah. Seyyar iskele. Yolcu. Pazarlamacı (ingiliz ingilizcesi). Gezmen. Çerçeve sahneli tiyatrolarda, en çok kullanılan yanlara doğru açılan tiyatro perdesi. Pazarlamacı.

Traveler : Yolcu. Pazarlamacı (ingiliz ingilizcesi). Transbordör. Bkz.traveller. Satış temsilcisi (gezici). Seyahat eden kimse. Gezgin. Seyyah. Gezmen. Pazarlamacı.

War vessel : Savaş gemisi.

Curriers synonyms : combat ship, arrester hook, attack aircraft carrier, tawer, flattop, flight deck, landing deck, currier, bearer.