Arrester türkçesi Arrester nedir

Arrester ingilizcede ne demek, Arrester nerede nasıl kullanılır?

Cage arrester : Düşmeönler.

Dust arrester : Toz toplayıcı.

Lightning arrester : Yıldırımlık. Elektronik cihazları yıldırımdan korumak üzere kullanılan bir cihaz. Paratoner. Elektronik aygıtları yıldırımdan koruyan alet. Yıldırım tutucu. Yıldırım siperi.

Soot arrester : İs tutucu. Kurum tutucu.

Spark arrester : Kıvılcım kafesi. Kıvılcım kesici. Kıvılcım durdurucu. Kıvılcım tutucu.

Arrested larvae : Tutuklu larva. Hipobiyotik larva. Canlılığı belirli bir süre durmuş larva, hipobiyotik larva.

Be arrested : Yakalanmak. Tutuklanmak.

Arresters : Tutuklayan kişi. Tutuklayan kimse.

Arrestees : Nezaret altında olan kimse. Durdurulmuş olan kimse. Tutuklu.

Arrestee : Tutuklu. Durdurulmuş olan kimse. Nezaret altında olan kimse.

İngilizce Arrester Türkçe anlamı, Arrester eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Arrester ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hair clippers : Saç kesme makinesi. Saç tıraş makinesi. Kıl kırpıcı. Kıl makası. Saç kesim makinesi. Saç kırpıcı.

Spark gap : Ark boynuzu. Kıvılcım atlama aralığı. Ark aralığı. Buji tırnak aralığı. Kıvılcım aralığı. Atlama boynuzu. Tırnak aralığı. Ateşlik tırnakları arasındaki açıklık.

 

Contact breaker : Otomatik şalter. Şalter. Platin. Dağıtım dingili yardımı ile birincil ateşleme çevrimini keserek, ateşleme sargısında çekimsel alanın birden değişmesine neden olan çevirgeç. Bir elektrik çevrimini kendiliğinden açıp kapayan, elektrik zili gibi işleyen akımmıknatıssal bir düzenek. Kontaklı kesici. Değmeli kesici.

Incisory : Kesme görevi gören (incisor teeth {kesici diş} gibi). Kesmeye yarayan. Kesen.

Stoppers : Tıpa. Dikkat çeken şey. Tapa. Tıkaç.

Stopper : Tıkaç. Durduran kimse. Tıpa takmak. Lavabo, yıkanma teknesi v.b. araçlar içinde su biriktirebilmek için çıkış deliğine konan konik parça. Tıkaçlamak. Tıkamak. Tapalamak. Dikkat çeken şey. Tıpa.

Interruptor : Emniyet mandalı. Anahtar. Dağıtım dingili yardımı ile birincil ateşleme çevrimini keserek, ateşleme sargısında çekimsel alanın birden değişmesine neden olan çevirgeç.

Cutting : Bir filmin kaba kurgusuna hazırlık olarak kesilmesi işi. Yol açma. Doğrama. Kertik. Yol. Aşı dalı. Dal çeliği. Yonga. Kesim.

Dyed in the wool : Hammadde halinde boyanmış. Sabit fikirli. Önyargılı. Rengi çıkmaz. Dokunmadan önce boyanmış. Şaşmaz. Hakiki. Koyu. Gerçek.

Inhibitors : Önleyici. Silaj inhibitörleri. Engelleyiciler. Silajda katkı maddesi olarak kullanılan ve formik asit gibi endüstriyel asitlerin genel adı.

Arrester synonyms : arrester hook, attack aircraft carrier, fanatical, brakesman, restraint, suspensive, retainer, breaker, blocker, inhibitory, suppressant, fuddy duddy, flattop, interceptor, bluenose, conservative, constraint, interrupter, clip, cutters, dilatory, interceptors, arrestors, hardliner, cutouts, incisivi, cutout, incisive, interruptive, gripper, carrier, conservationist, arresters.

Arrester ingilizce tanımı, definition of Arrester

Arrester kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who arrests.