Cystose türkçesi Cystose nedir

  • Sistoz.

Cystose ingilizcede ne demek, Cystose nerede nasıl kullanılır?

Cystoscope : İdrar torbasının iç kısmını muayene etmek için kullanılan alet. İdrar torbasının içini muayene etmeye yarayan ucu ışıklı boru biçiminde özel aygıt. Sistoskop.

Cystoscopy : Sistoskop ile yapılan idrar torbası muayenesi (tıp veya medikal terimi). Sistoskopi. Sistoskop aracılığıyla idrar torbasının içini muayene etme.

Cholecystosis : Kolesistoz. Safra kesesinde oluşan yangıyla ilgili olmayan herhangi bir patolojik değişim. Kolesistozis.

Cholecystostomy : Kolesistostomi. Safra kesesinin cerrahi yöntemlerle alınması (safra taşından dolayı).

Sarcocystosis : Sarcocystis cinsi protozoonların neden olduğu, insanlarda genellikle belirtisiz, belirtilerle seyreden vakalarda ise miyozitisin veya miyokarditisin eşlik ettiği, kas kistlerinin ve bağırsak lezyonlarının görüldüğü, insanlara genellikle sporokistlerle kontamine etlerin çiğ veya az pişmiş olarak yemesi suretiyle veya enfekte hayvan dışkısında bulunan sporokistleri ağız yoluyla almak suretiyle bulaşan, sığır ve diğer hayvanlarda ağır enfeksiyonlarda iştahsızlık, zayıflama, sinirlilik, ateş, topallık, hipersalivasyon, anemi ve yavru atma gibi semptomların görüldüğü hastalık, sarkosporidiyozis. Sarkokistozis.

 

Cystoblast : Çekirdek. Hücre çekirdeği.

Cystolith : Bazı bitki türlerinin epidermis hücrelerinde kalsiyum karbonat taşıyan özelleşmiş torba şeklindeki yapılar. Sistolit.

Cystogenic cells : Sekerlerde bulunan ve metaserkaryal kisti oluşturan salgı bezleri. Kistojenik hücreler.

Cystocele : İdrar torbası şişmesine neden olan fıtık. Sistosel.

Cystoidea : Sistoidler.

İngilizce Cystose Türkçe anlamı, Cystose eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cystose ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Heartbeat : Yürek vuruşu. Kalp atışı. Esas. Ruh. Kalp vuruşu. Öz.

Extrasystole : Sıra dışı kasılma. Atriyoventriküler düğüm, kulakçık veya karıncık gibi kalbin herhangi bir noktasından çıkan uyarılarla, sistolden sonra ikinci bir sisitolün oluşması, ekstrasistol. Zamanından önce olan kalp atışı (tıp veya medikal terimi). Ekstrasistol. Düzensiz kalp atışı. Erken vuru.

Pulsation : Sağım makinelerinin meme başlığındaki iç lastiğinin iki ayrı vakum sistemiyle bir kez açılması ve kapanması. Titreştirme. Pulzasyon. Vuru. Zonklama. Fizik, uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kalp atışı. Titreşim. Sarsma. Çırpıntılı.

Pulse : Titreşmek. Nabız atışı. Atım. Vurum. Yüreğin çalışması sonucu atardamarlarda görülen atış hali. nabız. Bakliyat. Bilgisayar, biyoloji, fizik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Titremek. Tek karpelden meydana gelen, olgunlukta hem sırt hem de karın hattı boyunca açılan kuru meyve. Alışılmış değeri değişmeyen akım, gerilim gibi bir niceliğin kısa süreli patlarcasına artıp sönüşü.

 

Beat : Vuruş. Pataklamak. Atmak (kalp). Vuru. Sıklıkları yakın iki dalganın girişimi ile oluşan ve sıklığı, sıklıklar çıkarımına eşit olan dalga. Fizik, eskrim alanlarında kullanılır. Açmak (yol). Çalmak (davul). Dövmek. Çırpmak.

Cystose zıt anlamlı kelimeler, Cystose kelime anlamı

Indeterminate : Bellisiz. Tereddüd. Belirsiz. Süresi belirsiz. Kuşkulu. Kararsızlık. Belgisiz. Belli olmayan. Şüpheli. Ortada.

Cystose ingilizce tanımı, definition of Cystose

Cystose kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Containing, or resembling, a cyst or cysts. Bladdery. Cystic.