Döğü nedir, Döğü ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Değirmende çekilerek kırılmış mısır.
Döğü ile ilgili Cümleler
- Döğüşmek mi istiyorsun?
- Bütün gece Mustafa ve Mary arasındaki döğüş tarafından mahvedildi.
- Ali döğüşüyor, değil mi?
- Ali Mary ile döğüşmeyecek kadar akıllı.
- Ben kötü döğüşürüm.
- Döğüş daha kanlı oldu.
- İngilizler sıkı döğüştü ve saldırıyı püskürttü.
- Döğüşmekten başka seçeneğimiz yoktu.
- Sence ben seninle döğüşmek mi istiyorum? Pardon yanlış oldu dövüşmek olacaktı değil mi?
- Erkek gibi döğüş.
- Döğüşmekten bıktım.
- O nasıl döğüşüleceğini bilir.
- Biz döğüşmüyorduk.
Döğü kısaca anlamı, tanımı
Atnan arpayı döğüştürmek : Dedikoduda usta olmak: İstediği dakka atnan arpayı döğüştürür
Değiş döğüş : Değiş tokuş, mübadele, alışveriş.
Döğücük : Bulgur unu.
Döğüç : Çamaşırı döğerek yıkamaya yarayan ağaç tokaç.
Döğül : Değil.
Döğülce : Küçük dolu.
Döğülcek : Bulgur unu. Küçük dolu.
Döğülcük : Lapa yapmaya elverişli bulgur. Küçük dolu.
Döğülmek : (Davul gibi şeyler) çalınmak, yüksek ses çıkarmak.
Döğülmeklik : Vurularak yassılaştırılmak, düzletilmek.
Döğülük : Öküz.
Döğümlük : Sabır, tahammül, kuvvet, kudret: Bu çocukları avutanlara Allah döğümlük versin.
Döğümnük : Sabır, tahammül, kuvvet, kudret.
Döğün : Bacaktaki ağrıyı gidermek için nohut yakısı ile açılan yara. Vücudun çeşitli yerlerine iğne ve barut ile yapılan döğme. Yakı, dağlamakla açılan yara. Vücudun bir yerine iğneler batırarak şekil yapıldıktan sonra üzerine çivit, barut gibi şeyler dökülmekle deri üzerinde meydana gelen sabit boyalı iz. Döğünme, matem.
Döğün komak : Dağ basmak, dağlamak.
Döğün otu : Yara işletmekte kullanılan yapraksız, dut gibi taneleri olan bitki.
Döğün urmak : Yara açmak, dağ basmak.
Döğündü : Dalga.
Döğünşü : Gelin almaya gelen kimseler.
Döğürcek : Kışın soğuk havalarda yağan sert ve yuvarlak kar tanecikleri.
Döğürşü : Evlenenlerin anne ve babaları.
Döğüş : Yavrulu, sağmal inek.
Döğüş talaş : Kavga, dalaşma.
Döğüşbelen : Muğla ili, Köyceğiz belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Döğüşgeç : Silâh. Çok ve iyi döğüşen.
Döğüşgen : Kavgacı.
Döğüşken kuş : (Pavoncelia pugnax) Yağmurkuşları (Charadriiformes) takımının yağmurkuşugiller (Charadriidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 30 cm. Erkekler kendi aralarında döğüşürler. Eti Hintliler tarafından yenir. Kuzey Avrupa ve Asyada yaşar. Kuzey Afrikaya göçeder.
Döğüşkün : Kavgalı, nizalı: O adamla döğüşkünüz.
Döğüşmen : Kavgacı, savaşçı.
Döğüşmeyh : Kavga etmek.
Döğüşören : Manisa şehrinde, Köprübaşı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Döğüşüp battıkmak : Döğüşüp durmak: Hasan ile Veli döğüşüp battıklarında ben denk geldim.
Göğsünü döğünmek : Göksünü döğmek, dövünmek.
Horoz döğüşü : Çömelik duruşta karşılıklı iki kişinin elleriyle itişmeleri.
Diğer dillerde Döğme demir işi anlamı nedir?
Almanca'da Döğme demir işi ne demek ? : eisenschmiedekunst

Bu kısımda Döğü nedir? Döğü ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Döğü tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Döğü hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.